YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18361
KARAR NO : 2012/1627
KARAR TARİHİ : 24.01.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar dilekçelerinde; yazları mevsimlik olarak … ilçesi, …köyü yaylasına çıktıklarını, dava konusu dere içerisindeki suyu hortum ile içme suyu olarak evlerinin bulunduğu yere götürdüklerini; sudan içme suyu olarak yararlandıklarını, artanını ise hayvanları sulamakta ve bahçede kullandıklarını; davalıların suya müdahale ederek yeniledikleri hortumu yaktıklarını, sudan yararlanmalarına engel olduklarını iddia ederek; davalıların suya el atmalarının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar, dava konusu suyla ilgili köy kararı bulunduğunu, sudan tüm köylünün yararlandığını, özel şahıslara bırakılamayacağını savunarak; davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; istemin reddine karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından temyizi üzerine; Dairemizin, 24.03.2008 tarih ve 2008/2827-5163 sayılı ilamı ile “Somut olayda, dava konusu suyun genel su olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İçme suyu ihtiyacı ise öncelikli konumdadır. Davalının başka bir kaynaktan içme suyu temin etme imkanı olup olmadığı araştırılmadığı gibi taraflar arasında içme suyu ihtiyacına göre gerekirse belirli saatlerde münavebe oluşturularak ihtiyacın karşılanıp karşılanmayacağı hususları da irdelenmemiş, böylece su rejimi oluşturulmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Bu nedenle mahkemece; bilirkişiler marifetiyle tarafların içme suyu ihtiyaç miktarı saptanmalı davalıların ihtiyacından artan su olup olmadığı belirlenmeli davalının başka kaynaklardan su temin olanağı araştırılmalı, gerekirse belirli saatlerde münavebe oluşturularak tarafların içme suyu ihtiyacının karşılanıp karşılanamayacağı değerlendirilmeli böylece eksiklikler giderilip su rejimi düzenlenmek suretiyle hüküm kurulmalıdır” gerekçesiyle mahkeme hükmü bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş ve yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların açtıkları davada korumaya yarar hukuki yararlarının olmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Bozmaya uyulmakla birlikte, mahkemece; bozma ilamı çerçevesinde yeterince inceleme ve araştırma yapılmamış, bozmaya uygun hüküm tesis edilmemiştir.Bundan ayrı, alınan bilirkişi raporunda; davacılara ait evlerin, camiye ve köy içindeki evlere giden boru hattından kot farkı nedeniyle yüksekte kaldığı ve bu nedenle bu borudan faydalanılamadığı; (A) harfi ile işaretli bu kaynaktan yararlanılamadığından, (A1) harfi ile gösterilen kaynaktan davacıların yararlandığı (kroki ile) ifade edilmiş bulunmaktadır. Mahkemece, raporda ifade edilen bu hususda da bir değerlendirme yapılmamış, (A) ve (A1) olarak gösterilen bu iki ayrı kaynağın birbiriyle olan irtibatı da saptanmamıştır.Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.