YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20160
KARAR NO : 2012/28864
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan delillere göre keşif yapılmaksızın davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede,
Davalı idare ile taşınmaz malikleri arasında 31.03.1961 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden taşınmazın bir kısmına gecici olarak ve ileride kamulaştırma bedeli ödenmesi karşılığında el atılmasına izin verildiği ancak tapuda rizai ferağ verilmediği anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. maddeyle yapılan yasal düzenleme karşısında taşınmaza el atma tarihi olan 1961 yılı nazara alındığında bu dava yönünden Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı kalmamıştır.
Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı uyarınca imar planında yol, yeşil alan, park gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanununu 10.maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde imar planındaki konumuna göre sorumlu davalı idarece ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin süresi belirsiz şekilde mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedeli ödenmelidir.
Bu itibarla; işin esasına girilerek, gerekli inceleme ve keşif yapılıp alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurmak gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.