Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14304 E. 2011/19860 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14304
KARAR NO : 2011/19860
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, icra dairesinin davalıların itirazı ile durma kararı vermemesi ve itiraz dilekçesinin davalı borçlulara tebliğ edilmemesi gibi dava koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İcra İflâs Yasası’nın 62/1. maddesi uyarınca “borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itirazını bildirmeye mecburdur” Aynı Yasanın 66/1. maddesine göre “müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur, itiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder”İİK. hükümleri gereğince, icra takibi sırasında borçlu tarafından, ödeme emrine yapılan itiraz ile icra takibi kendiliğinden durur. Alacaklının, icra takibine devam edebilmesi için, genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması gerekecektir. Bu dava borçlunun itirazının, alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Bu bir yıllık süre, hak düşürücü süre olup, mahkemece, kendiliğinden gözetilecektir. Ancak bu hak düşürücü sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edilmesi gerekecektir.Somut olayda davalılara (borçlulara) ödeme emri 15.12.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlular süresinde 19.12.2006 tarihinde borca itiraz etmişlerdir. Takip itiraz ile birlikte İİK’nun 66/1 maddesi uyarınca kendiliğinden durduğundan icra müdürlüğünün takibin durduğuna dair karar almasına gerek bulunmamaktadır. Ayrıca borca itiraz dilekçesinin davacıya (alacaklı) tebliğ edilmesi sadece itirazın iptali davasının açılması için gereken 1 yıllık hakdüşürücü sürenin başlangıcı açısından önem arzetmektedir. Dava, İİK’nun 67. maddesine göre usulünce açıldığından davanın esasının görülmesi gerekirken koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.