YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/20236
KARAR NO : 2020/14370
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılan … İdaresi temsilcisinin sanıklar … ve … hakkında TCK’nun 186/1. maddesine muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından Gümrük İdaresi temsilcisinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Katılan … İdaresi temsilcisinin 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümler ile sanıklar … müdafii ve … müdafiinin sanıklar hakkında TCK’nun 186/1. maddesine muhalefet suçu ile 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’nın sürücülüğünü yaptığı araçta kaçak olduğu tespit edilen çay, şekerleme, bal ve ilaç cinsi eşyaların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanıların inkara yönelik savunmaları karşısında; arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 38/2., 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1- TCK 186/1 maddesi uyarınca kurulan hükümler yönünden;
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Van İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünde yaptırılan 04.12.2012 tarihli Muayene ve Analiz Raporlarında insan sağlığı açısından risk oluşturabilir denilen dava konusu bal cinsi eşyaların TCK’nun 186/1. maddesi kapsamında kişilerin hayat ve sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olup olmadığının kesin bir biçimde saptanması için dosyanın Adli Tıp kurumuna gönderilmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
2- 5607 sayılı Yasaya aykırılıktan kurulan hükümler yönünden ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi temsilcisi ile sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.