YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16543
KARAR NO : 2020/10459
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, 29.09.2011 tarihinde 15 günlük deneme süresi sonrası sigorta başlatılması şartı ile asgari ücret karşılığında, müşteri müracaat elemanı olarak davalı şirkette çalışmaya başladığını, 15,04.2014 tarihinde işten çıkarıldığını, asgari ücretle işe başladığını ancak 2013 yılı Ekim ayında maaşının 900,00-TL yapıldığını, 15.04.2014 tarihinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, Kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasa’nın 36’ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6’ncı maddesinde düzenlenen Adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma (hukukî dinlenilme) hakkının ihlâlidir.
HMK.nın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, “Toplanıp değerlendirilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı işyerinde her ne kadar 29.09.2011 tarihinde çalışmaya başladığı beyan edilmiş ise de dosya kapsamında iddiasını ispatlayacak bilgi ve belge bulunmadığı, davacının 01.06.2012-15.04.2014 tarihleri arasındaki hizmet süresinin 1 yıl 10 ay 15 gün olduğu, iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı, davacının talebiyle bağlı kalınarak ve tanık beyanlarına göre %30 hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra hesaplanacak fazla çalışma ücretinden 1.710,00-TL. ödemenin mahsup edildiği, davacının davalı şirketten 1.992,28-TL. Kıdem tazminatı, 1.263,11-TL. İhbar tazminatı, 3.961,98-TL. Fazla çalışma ücreti, 328,62-TL. Genel tatil ücreti olmak üzere toplam 7.545,99-TL. Alacağı olduğu, hafta tatili alacağı bulunmadığı bilirkişi raporuyla belirlenmiş olup, alınan raporun denetime açık, dosya kapsamına uygun ve hükme esas alınabilir, yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia ve savunmalar dosyadaki delillerle ilişkilendirilerek tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Dolayısıyla davaya konu alacakların hangi delil durumuna göre kabul veya reddedildikleri de anlaşılamamaktadır. Özellikle taraflar arasında çekişmeli olan fesih ve hizmet süresine ilişkin kabullerin dayanakları ortaya konulmamıştır. Bir başka anlatımla karar gerekçesiz yazılmıştır. Bilirkişi raporuna atıf kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.