Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15840 E. 2013/10135 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15840
KARAR NO : 2013/10135
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 10.000 TL.nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 8.6.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 16.151 TL daha artırarak toplam 26.151 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın 22.8.2009/2010 vadeli kasko poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalandığını, davacının poliçe tanziminden sonra kısa bir süre içinde ardarda 2.11.2009, 5.12.2009 ve 5.2.2010 tarihlerinde 3 ayrı kaza yapmış olması nedeniyle poliçenin 23.4.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15.4.2010 tarihli zeyilname ile iptal edildiğini bu nedenle 1.5.2010 tarihinde meydana gelen rizikodan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını hasar miktarının fahiş olduğunu temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanarak davacı sigortalı tarafından davalı … aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki çekişme, sigortalı araçtaki kısmı hasar sonrası poliçenin iptal edilip edilmediği ve sonrasında meydana gelen uyuşmazlığa konu rizikodan davalı … şirketinin sorumlu olup olmayacağı noktalarında toplanmaktadır. Kasko Sigortası Genel Şartlarının “Hasar ve tazminatın sonuçları” başlığını taşıyan B.4.4.2 maddesi uyarınca kısmi hasarlarda taraflar sigorta sözleşmesini fesetmek hakkına sahiptir. Sigortacı ise fesih hakkını ancak tazminatı ödemeden önce kullanabilir. O halde bu maddeye dayanılarak sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin geçerli bir şekilde feshedilebilmesi için öncelikle riziko gerçekleşmeli, daha sonra ise tazminat ödenmeden önce düzenlenecek bir zeyilname ile sözleşme feshedilmelidir.
Somut olayda dava konusu 1.5.2010 tarihli kazadan önce davalıya sigortalı davacıya ait araç 2.11.2009 tarihinde beton mantara çarpıp üzerine çıkarak kaza yapmış ekspertiz raporunda belirlenen 647,75 TL hasar sigortalıya ödenmiş, 15.12.2009 tarihli kazada sigorta araç önünde seyreden dava dışı 3. kişiye ait kamyonun arkasından çarpmış 300 TL hasar bedeli ödenmiş 5.2.2010 tarihinde önünde duraklayan bir başka aracın arkasından çarpmış 25.340 TL hasar bedeli 2.4.2010 tarihinde sigortalıya ödenmiş ve sigortalı aracın bir çok kazaya karışması, çok hasar meydana gelmesi sebebiyle davalı sgorta şirketi tarafından 23.4.2010 tarihiden geçerli olmak üzere 15.4.2010 tarihinde düzenlenen zeyilname ile kasko sigorta poliçesi feshedilmiştir.
Davaya konu trafik kazası sebebiyle davacı aracından ekspertiz raporuna göre 22.162 TL tutarında hasar meydana gelmiş olup davacı ıslahla birlikte toplam 26.151 TL.nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı … vekili Genel Şartların B.4.4.2 maddesine göre poliçenin iptal edildiğini bu konuda davacı sigortalıya c.6 maddesine göre bildirim yapıldığını, sigortalının adresinden ayrılması sebebiyle tebligatın iade edildiğini hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafın savunması doğrultusunda poliçenin feshinin geçerli olduğu zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davalı … 5.2.2010 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle önce sözleşmeyi feshedip, sonra hasarı ödemiş olsaydı sözleşme geçerli şekilde feshedilmiş olurdu ve davalı iş bu kaza sebebiyle zarardan sorumlu olmazdı. Ancak davalı sigortacı 2.4.2010 tarihinde hasar bedelini sigortalıya ödemiş, daha sonra 23.4.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 15.4.2010 tarihinde poliçeyi feshetmiştir. Önce fesih, sonra ödeme şekil şartına uyulmadığından geçerli şekilde feshedilmeyen kasko sigorta sözleşmesinin halen yürürlükte olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece taraflar arasında düzenlenen ve olay tarihini kapsayan kasko sigorta poliçesinin geçerli şekilde feshedilmediğinin halen yürürlükte olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.