Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6976 E. 2020/7827 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6976
KARAR NO : 2020/7827
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili; dava konusu taşınmazın taraflar arasında müşterek hisse ile kayıtlı iken 25.02.2013 tarihinde toplulaştırma işlemi ile vekil edeni adına tam hisse ile kayıtlandığından, davalının geçerli bir sebebe dayanmaksızın taşınmazı işgal ettiğinden bahisle elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap sunmamış, 15.07.2015 tarihli dilekçesi ile “davacı aslında şu anda tasarruf ettiğim taşınmaz kendisine ait değildir ama nasıl olmuşsa taşınmazın kendi adına tescilini yaptırmıştır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde Mahkemece her ne kadar davalının 15.07.2015 tarihli beyan dilekçesine değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava konusu parselin toplulaştırma işlemi öncesi 14 nolu parsel olduğu, davalının da 14 nolu parselde hissedar olup bu hissesini dava dışı üçüncü kişiye sattığı ve bu kişi ile arasındaki icar sözleşmesine dayalı olarak kullanımının devam ettiğini iddia ettiği ancak; Mahkemece 14 nolu parseldeki hissedarlık durumunun araştırılmadığı ve davacı talebinin salt dava konusu edilen 137 ada 10 parsele yönelik mi yoksa toplulaştırma öncesi hali olan 14 nolu parsele yönelik talebinin de bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmadığı; davalıya keşif davetiyesi tebliğ edilmeden keşfin icra edildiği, davalının kullandığını kabul ettiği yerin belirlenmediği, davacının davasını ispatını sağlayacak tanık listesindeki tüm tanıklarının dinlenilmediği görülmüştür. Bu nedenle Mahkemece yeniden keşif yapılarak, davacının dinlenilmeyen tanıklarının dinlenilmesi, davalının kullandığını beyan ettiği yerin tespit edilmesi ve tespit edilecek duruma göre toplulaştırma öncesi ve sonrası durum değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.