Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16209 E. 2012/26944 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16209
KARAR NO : 2012/26944
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, seracılık yaptığını, sertifika sahibi çiftçi olduğunu, davalı firmalardan üretimini yaptıkları … cinsi domates cinsi fidelerinden satın aldığını ve serasına diktiğini, domates fidelerinin her türlü bakımını yaptığı halde domateslerin satışa uygun kalitede olmadığını ve yetişmesi gereken tarihte yeterli ve gerekli ürün alınamadığını, domates fidelerinin ayıplı olduğunu, bununla ilgili tespit yaptırdığını, bu nedenle ayıplı fideler nedeni ile uğradığı gelir kaybı bedeli olarak 65.155,00 TL maddi tazminatın zararın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tespit giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan…. davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ….; yetki ve husumet itirazında bulunmuş ve zamanaşımı defi ileri sürmüştür.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalılardan satın aldığı domates fidelerinin ayıplı olduğu iddiasıyla zararının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalılar zamanaşımı itirazında bulunmuş, mahkemece; davacının yaptırdığı tesbitteki bilirkişi raporunun kendisine 11.5.2011 tarihinde tebliği nedeniyle bu tarihte zararı ve zarar vereni öğrendiği, TTK’nun 25/3
maddesi hükmüne göre 8 günlük süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığının tesbiti ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
5553 sayılı Tohumculuk Kanununun 11.maddesinde” Fiillerinin ayrıca suç sayılma hâli saklı kalmak üzere, zarara neden olan kusurlu tohumluğu üreten, satan, dağıtan, ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiler, meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdür. Bunlar, kusurları oranında birbirlerine rücu edebilirler. Dava, zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabilir.” hükmünü içermektedir. Davacının, 5.11.2010 tarihinde satın alıp diktiği fideler üzerinde 20.4.2011 tarihinde mahkeme aracılığı ile tespit keşfi yapılmış, zararın fidelerden kaynaklandığını belirten tesbit bilirkişi raporu 11.5.2011 tarihinde davacıya tebliği edilmiştir. Davacı eldeki davasını 12.9.2011 tarihinde açtığına göre, tesbit bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren yukarıda bahsedilen 5553 sayılı Tohumculuk Kanunundaki 6 aylık süre içinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın zamanaşımından dolayı reddedilmesi doğru değildir. Davacının tacir olduğu dosyada iddia ve ispat edilmediği gibi Tohumculuk Kanununun kapsam başlıklı 2.maddesinde “ Bu Kanun; tarla bitkileri, bağ-bahçe bitkileri, orman bitki türleri ve diğer bitki türleri çoğaltım materyaline ait çeşitlerin ve genetik kaynakların kayıt altına alınması, tohumlukların üretimi, sertifikasyonu, ticareti, piyasa denetimi ve kurumsal yapılanmalar ile ilgili düzenlemeleri kapsar.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Tohum ve türevlerinin üretim ve satışı, gerekli izinlerin alınmasının bu kanun kapsamında düzenlendiği de gözetildiğinde, kanunun bu süreçte yer alan gerçek ve tüzel kişiler için uygulanması gerekir. Bu açıklamalar ışığında davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla davanın esasına girip,taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.