Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/8013 E. 2020/12793 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8013
KARAR NO : 2020/12793
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik mağdur … vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu yönünden mağdurun doğrudan suçtan zarar görmesi mümkün olmadığı ve açılmış davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi müşteki …’nın 29.04.2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, katılan sıfatını almayan mağdurun temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur … vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik mağdur … vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Müşteki …’nın 29.04.2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, katılan sıfatını almayan mağdurun temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur … vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
3) Sanık … hakkında müşteki …’e karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık …’nin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık …’nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık …’nin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Gerekçeli karar başlığında, …’nın sıfatının ise “mağdur” yerine “katılan” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
b) Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 87/2-son maddelerinde yer alan eyleme ilişkin öngörülen cezanın alt sınırının 8 yıl hapis cezası olması nedeniyle, sanığın istemi aranmaksızın müdafii tayin edilmesi, savunmasının mahkemece bizzat müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın müdafii yokluğunda savunması alınarak karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/3. ve 188/1. maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ve müdafiine ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/2-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
d) Sanığın mağduru hem yüzünde sabit ize hem de duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak nitelikte kasten yaraladığı olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
e) Müşteki …’nın 29.04.2014 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, bu nedenle katılan sıfatı bulunmadığı halde kendisini vekille temsil ettiren mağdur … vekili lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
f) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 06.10.2020 gününde oy birliği ile karar verildi.