YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5148
KARAR NO : 2012/13383
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 251 ada 23 nolu 1387,72 m2 yüzölçümlü taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla niteliği ile davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın ham toprak niteliği ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu iddia ederek, Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın resmî belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu, ayrıca taşınmazın komşusuna uygulanan tapu kaydının taşınmaz yönünü orman okuduğu ve orman kadastrosunun kesinleştiği 1992 tarihinde taşınmazın tahdit dışında bırakıldığı dikkate alındığında, kadastro tesbitinin yapıldığı 2010 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 251 ada 23 nolu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 6831 sayılı Yasa gereğince yapılarak, 10.10.1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda (davanın kabulüne) şeklinde karar oluşturulmuştur.
Oysa; oluşturulup, duruşma tutanağına geçirilerek okunan kararın, H.M.K. m.297’de belirtilen biçimde hüküm sonucunu içermesi gerekmektedir. Bu nedenle; yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine 27/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.