YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21102
KARAR NO : 2020/13173
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 39/2-c, 39/1, 31/3, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2015/38 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararının 30.11.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 18.04.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 39/2-c, 39/1, 31/3, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2019/129 Esas, 2019/149 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 02.07.2020 tarihli ve 2020/6911 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2020 tarihli ve 2020/58801 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” düzenlemesi gereğince, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254. maddesine göre dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2019/129 Esas, 2019/149 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.