YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2481
KARAR NO : 2020/3820
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.05.2017 tarih ve 2014/748 E- 2017/284 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.04.2018 tarih ve 2017/1907 E- 2018/583 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketten 2012-2014 arası toplam 667.199,13 TL tutarında mal satın alarak karşılığında 828.600,00 TL ödeme yaptığını, aralarındaki ticari ilişkinin sürekliliği sebebiyle ileride yapılması muhtemel alışveriş için davacının davalıya fazla ödeme yaptığını, bu ödemelerin bir kısmının nakit bir kısmının çek ve bono ile yapıldığını, bu kapsamda 25.06.2014 vade tarihli 12.000,00 TL bedelli çekin de davalıya verildiğini, fazla yapılan ödeme ve ileri vadeli çekler için davacı şirketin, davalı şirketi alacağının ödenmesi ya da fazla yapılan ödeme kadar mal teslimi yapması ve ileri vadeli çekleri iade etmesi hususunda ihtar ettiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme veya mal teslimi yapılmadığını belirterek 173.400,87 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malzeme alımı nedeniyle davacının davalıya müşteri çeklerini ciro yoluyla devir ve teslim ettiği, çek bedellerinin ödenmediğini ve karşılıksız çıktığını, bunun üzerine davacının çek bedelini banka havalesi yoluyla ödediğini, ancak hem karşılığı çıkmayan çek bedelinin hem de karşılığı çıkmayan bu çekin ödenmesine ilişkin havalenin davacı kayıtlarına iki kez ödeme gibi işlenmesinden dolayı davacının alacaklı göründüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davalı şirkete teslim ettiği çek ve ödemeler toplamının 852.600,00 TL olduğu, karşılığında davalıdan 667.199,13 TL mal teslim aldığı, ancak davacı tarafından verilen 53.000,00 TL bedelli çekin iade alındığı, yerine 18.000,00 TL, 7.000,00 TL, 15.000,00 TL bedelli çekler ile 13.000,00 TL havale toplamı 53.000,00 TL çek ve tahsilat verildiği, ancak bu çeklerden 18.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığı ve 1.045,00 TL tutarında banka çek sorumluluk bedelinin tahsil edildiği, bu duruma göre aslı davacı elinde bulunan 53.000,00 TL bedelli çek yerine 35,000,00 TL tutarında çek ve tahsilat alındığı, 1.045,00 TL karşılığı çıkmayan çek için banka sorumluluk bedelinin tahsil edildiği, yine davalı tarafından davacıya iade edilen 0000826 nolu 45.000,00 TL bedelli çek yerine 8018640 nolu 45.000,00 TL bedelli çek verildiği, bu çekin davacıda mükerrer ödeme olarak kayıtlı olduğu, mükerrer ödeme kaydının davacı şirket ödeme kaydından mahsup edilmesi gerektiği, ayrıca tedbir konulan 0247487 seri nolu 25.06.2014 tarihli 12.000,00 TL tutarlı çek bedelinin de ödenmediği gözetilerek, davacı şirketin davalı şirkete avans olarak verdiği çekler ve ödemelere istinaden davalı şirketten bakiye 94.445,87 TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 94.445,87 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, iade edilen 53.000,00 TL çek yerine teslim edilen çek ve ödemeler için 35.000,00 TL, iade edilen 45.000,00 TL çek yerine verilen 328 nolu çek bedeli olan 45.000,00 TL ve karşılığı ödenmeyen 0247487 seri nolu 25.06.2014 tarihli çek bedeli olan 12.000,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de 35.000,00 TL yönünden, mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalının belge asıllarını sunmadığı, imzası davacı temsilcileri tarafından kabul edilmeyen makbuz suretlerine dayanıldığı; iade edildiği belirtilen 45.000,00 TL’lik 328 nolu çek ile 8018640 nolu 45.000,00 TL bedelli her iki çekin davacı defterinde davalıya ödeme olarak kaydedildiği, davalı defterinde ise 328 nolu çek bedeli olan 45.000,00 TL’nin iade olarak yer aldığı, her iki taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kayıtların birbirini doğrulamadığı, çek asıllarının davacı borçlunun elinde olması nedeniyle çek bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiği, mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalının belge asıllarını sunmadığı, davalının aksi yöndeki savunmasını imzası davacı temsilcileri tarafından kabul edilmeyen makbuz suretlerine dayanarak ispat etmesinin mümkün olmadığı, davalının yemin deliline dayanmadığı dolayısıyla bu kısımlar yönünden de mahkemece davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabülüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulü ile 173.400,87 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8.883,76 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.