Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9103 E. 2020/13530 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9103
KARAR NO : 2020/13530
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
18.03.2015 tarihli ön ekspertiz rapor içeriğinde, sanıkta ele geçen ve adli emanette kayıtlı olan bıçağın “6136 sayılı Kanun’da belirtilen kişilerin üzerinde taşıması yasak olan bıçaklardan olduğu değerlendirilmekle birlikte bahse konu bıçağın Kriminal Polis Laboratuvarına gönderilerek bu konuda uzman görevlilerce incelenmesinin uygun olacağı” nın belirtilmesi karşısında, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması mümkün görülmüştür.
1) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 58. ve 87/3. maddelerinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın cezasından, “…eylemi önceden kimin başlattığı tespit edilemediğinden” şeklindeki gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda (1/4) indirim uygulanması gerekirken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde, (1/2) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3) 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesindeki infaza eklenecek süre yönünden en ağır cezayı gerektiren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 tarih ve 2014/323 Esas, 2014/549 Karar sayılı ilamı ile hangi suçtan verilen mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alındığının açıkça hükümde gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüte neden olunması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiği kabul edilmediği halde, adli emanette kayıtlı bıçağın TCK’nin 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.