YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14457
KARAR NO : 2012/8546
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Müşteki Aşır Ateş’in müracaatı üzerine, sanık Hamit’in evine giden kolluk görevlilerine, sanık Hamit’in, su motorunun asıl sahibinin Aşır Ateş olmadığını, su motorunu Aşır’a Bünyamin isimli su motoru tamircisinin emanet verdiğini, Bünyamin’in de kendisine 300 YTL’ lik bir borcu bulunduğunu ve su motorunu Aşır’ın tarlasından alması ile hesabın kapanacağı konusunda kendisini yönlendirmesi neticesinde motoru aldığını, motoru saklamak veya başka bir yere koymak yerine evine getirdiğini beyan ederek, kolluk görevlilerine sözkonusu motoru gösterdiği ve sözkonusu motorun babası olan sanık …’a yed-i emin olarak teslim edildiği, sanık …’in 10/10/2005 tarihli beyanında, oğlu Hamit’in müştekinin motorunu iade edeceğini, çünkü müştekinin suçunun olmadığını, kendilerini yanıltan kişinin Bünyamin olduğunu beyan etmesi ile aynı gün sözkonusu motorun müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların haklarında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.