YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23171
KARAR NO : 2013/19248
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz kesilen sosyal güvenlik destek primi ödemelerinin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davaya konu somut olayda; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında 1997 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan ve kendi nam ve hesabına serbest meslek ve şirket ortaklığı faaliyetleri nedeniyle 02.08.2003 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanunun ek 20. ve 50. maddelerine istinaden sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam eden davacıdan kurumca, 01.10.2008-31.03.2009 tarihleri arasında fark sosyal güvenlik destek primi borcu çıkarılarak aylıklarından kesilmeye başlandığı, davacı tarafça, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli aylığına hak kazanması ve sigortalılığının devam etmesi nedeniyle, anılan Kanunun geçici 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yersiz yapılan kesintilerin istirdatı ile yasaya uygun şekilde düzeltilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 5510 sayılı Kanunun geçici 14. maddesinin birinci fıkrası kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi gerektiği, kurum tarafından yapılan kesintilerin yasal dayanağı bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanunun geçici 14. maddesine göre;
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malullüğü, malullük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak;
b) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere
çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği yılda % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15’i geçemez…” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, anılan Kanunun 30. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre ise: “ 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan, almakta oldukları aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Ancak kesilecek olan bu tutar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olamaz. Bu sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi alınmaz. Sosyal güvenlik destek primine tabi olanların primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir. Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler bu Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısına ilave edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 5510 sayılı Kanunun Geçici 14. maddesinin (b) bendi ile 30. maddeye yapılan atıf gereğince, uyuşmazlık konusu dönem olan 01.10.2008-01.03.2009 tarihleri arasında alınması gereken sosyal güvenlik destek priminin geçici 14. maddesinin (b) bendinde öngörülen oranlarda yaşlılık aylığı üzerinden kesilmesi gerektiği gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.