YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13022
KARAR NO : 2011/19728
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde ıslahla 95.525,00 TL alacak faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının malik sıfatıyla hareket edip dava konusu taşınmazda ekip yetiştirdiği meyve ağaçlarının bulunduğunu taşınmazın kadastro tesbiti sırasında davalıların murisi adına tespit gördüğü taşınmazın davalılar tarafından 3. kişiye satıldığını, dikip yetiştiridiği meyve ağaçlarının bedeli olarak ıslahla 95.525,00 TL davalılardan talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; bilirkişi rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.HUMK.nun 275. ve devamı maddeleri gereğince; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vermelidir.Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK.nun 281. maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabilir.Mahkemenin hükme dayanak yaptığı bilirkişi raporu, varsayıma dayalı olup hükme esas alınamaz. Dava konusu taşınmazın 3 kişiye satış fiyatından daha fazla ağaçlandırma bedeline hükmedilmiş olmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.Mahkemece yapılacak iş; yeniden oluşturulacak bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle dava konusu meyve ağaçlarının niteliği gözetilerek alınacak rapor doğrultusunda karar vermek olmalıdır.Yukarıda açıklanan hususlar göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.