Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19138 E. 2012/26790 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19138
KARAR NO : 2012/26790
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile yapılan kredi kartı üyelik sözleşmesi kapsamında davalıya kredi kartı verildiğini, davalı tarafından kredi kartı ile yapılan harcama bedellerini ödenmemesi üzerine davalı ile bir borç tasfiye sözleşmesi yaptıklarını, ancak davalının bu borç tasfiye sözleşmesine uymadığını, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu kendisine ait kredi kartını dava dışı…. isimli kişiye işyerinde meydana gelen yangın sonucu bozulan işlerini düzene sokması için kullanmak üzere verdiğini, bu şahsın kullanımında iken 22.000 TL harcama yapıldığını, bu kişinin borcunu ödeyeceğini söylemesi nedeniyle bu kişiyle birlikte giderek banka ile borcu taksitlendirdiklerini, borcun kendisine ait olmadığını, kaldı ki 2.000 TL olan kredi kartı limitinin kendisini onayı alınmadan 22.000 TL yükseltildiğini, limitin üzerinde harcama yapılacağını bilmediğini, limitin yükseltilmesinin sorumluluğunun davacı bankaya ait olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesine göre davalıya verilen kredi kartının
kullanımından kaynaklanan bedelin tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, davalı savunmasında dava konusu kredi kartını kendi rızasıyla üçüncü kişiye verdiğini, kredi kartını kullanan üçüncü kişinin kredi kartı kullanım limitini bazı işlemler yapmak suretiyle aşarak borcun meydana geldiğini ve limitin üzerindeki bu borçtan sorumlu olmadığını savunmuştur. Davaya konu kredi kartının davalının bilgisi ve rızası dahilinde dava dışı… isimli kişinin kullanımına verilerek bu kişinin kullanımında iken dava konusu harcamaların yapıldığı, davalıya bu harcamanın bildirilmesinden sonra davalı tarafından harcamayı yapan dava dışı… ile birlikte hareket edilerek davacı ile 21.02.2005 tarihli borç tasfiye sözleşmesi yapıldığı, davalı ve harcamayı yapan… tarafından sözleşmede belirlenen ödeme şartlarına uyulmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan 27.09.1998 tarihli kredi kartı üyelik sözleşmesinin 18. maddesinde üyenin kart ile yapılan harcamalar, nakit çekmeler ile ek hizmet bedellerinden ve kartın kötüye kullanılmasından, davacıya karşı sorumlu olacağına ilişkin ilkesel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Davalı, dava konusu kredi kartını kendi rızası ile dava dışı … isimli kişinin kullanımına vermek suretiyle doğan borçtan sözleşme ilişkisi kapsamında davacıya karşı sorumludur. Ayrıca davalı kredi kartını kullanan dava dışı kişi ile birlikte hareket etmek suretiyle davacı ile bir borç tasfiye sözleşmesi yapmak suretiyle borcu ödemeyi üstlenerek kabul ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece dava konusu kredi kartının kullanımından doğan tüm borçtan sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, kredi kartı limitini aşan miktar yönünden sorumlu olmadığına dair davanın kısmen kabulüne ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.