YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/46
KARAR NO : 2020/13437
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Katılan … vekilinin temyiz talebinin sanığın mahkumiyetine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve kendisine ait olduğu iddia edilen eşya konusunda eşyanın iadesine karar verildiğinden, temyiz hakkı ve hukuki yararı bulunmayan katılan vekilinin temyiz talebinin REDDİNE,
II) Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın bila-tebliğ iade edilmesi halinde ise 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Yasanın 21/2. maddesi uyarınca mernis adresine tebligat yapılması gerekirken, doğrudan mernis adresine 06.04.2015 tarihinde tebligat yapıldığı, yapılan tebligat usulsüz olduğundan 29.04.2015 tarihinde yapılan tebligat üzerine sanığın temyizi süresinde kabul edilerek sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 05.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.