Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/3040 E. 2020/10508 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3040
KARAR NO : 2020/10508
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davacının davalı Bayındır Orman İşletme Müdürlüğünde 17.05.1993- Ekim 2010 tarihleri arasında kesintisiz olarak yangın işçisi olarak çalıştığını, normal çalışma saatlerinin sabah 08:00-akşam 17:00 olmasına rağmen özellikle Mayıs-Ekim ayları arası haftanın 6 günü 24 saat çalıştığını, evlerine gönderilmediklerini, sadece fırsat buldukça arazide dönüşümlü olarak dinlendikleri, diğer aylarda ise sabah 08:00 akşam iş bittiğinde genellikle 19:00-20:00 saatlerine kadar çalıştıklarını, ancak bu çalışmalarına dair fazla mesai ücreti ödenmediğini, ayrıca tüm işçiler gibi davacının dini bayram günleriin 1. Günü dışında kesintisiz çalıştığı, diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ise hiç izin kullandırılmaksızın çalıştığını, buna ilişkin ücretlerinin ödenmediğini, bu sebeple 2.000,00 TL bayram ve genel tatil ücreti, 10.000,00 TL fazla mesai ücreti olmak üzere şimdilik toplam 12.000,00 TL işçilik alacaklarının dava tarihinden itibaren bankaların mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İzmir İş Mahkemesi olduğunu, davacının davalı kuruma bağlı olarak hizmet akdi ile çalışmış olduğu süreler ve karşılığında aldığı ücretlerin işyeri kayıtlarında belli olduğunu, aksine iddiaların gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinde de haftalık 45 saat olan yasal çalışma sınırının aşıldığı durumlarda davacının bizzat düzenlediği ve imzaladığı fazla mesai cetvellerinde çalıştığı fazla mesai gün ve saatinin belirtildiği, bu fazla çalışma karşılığının ödendiğini, maaş bordroları ve puantaj kayıtları ile sabit olduğunu, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, bu durumda işçilerin itirazı kayıt ileri sürmeksizin parayı almış olmaları ödenenin üzerinden fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekli fazla mesai ücret cetvelleri işçiler tarafından bizzat düzenlendiği, hiçbir itirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalandığını, davacının kadroya geçiş tarihine kadar geçici işçi statüsünde olması itibariyle kesintili çalıştığı ve işe başlama ve çıkma tarihleri işyeri kayıtlarıyla sabit olduğu, bunun aksine iddianın gerçek dışı olduğunu, bayramlarda çalıştırıldığı iddiasının yerinde olmadığını, acil bir durum, yangın v.b olması durumunda işçilerin resmi tatilde çalışması gerektiyse bu durumun puantaj kayıtlarında belirtildiğini, yazılı olarak talep etmeleri durumunda bugünler yerine haftanın diğer günlerinde izin verildiğini, izin kullanmak istemeyenlere ise ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaları karşılığı ücretlerinin ödendiğini, maaş bordrolarında belirtildiğini, açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece Yargıtay (kapatılan) 22 HD’nin 2017/9293 esas, 2018/1674 karar ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre; davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut olayda; dosya içeriğine göre davacının haftada 18 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. İş yerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre her gün için 3 saat fazla mesai ücretinin ödeneceği düzenlenmiş olup davacıya da haftanın 6 günü toplam 18 saat fazla mesai ücretinin ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının belirlenen bu fazla mesaiden daha fazla fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığı anlaşılmakla fazla mesai alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı … harçtan muaf olduğu halde hüküm kurulurken bu hususun gözetilmemiş olması hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.