YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6455
KARAR NO : 2020/7097
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin maliki olduğu 11 nolu bağımsız bölümü, müvekkilinin rızası hilafına ve haklı bir sebep olmaksızın davalının kullandığını belirterek, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin dava konusu taşınmazı davacıdan haricen satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, anlaşmada belirlenen satış bedelinin tamamını ödediğini ispatlayamayan davalının haksız şagil olduğunun kabulüyle elatmasının önlenmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 11 nolu bağımsız bölümün dava açıldığı tarihte davacı … adına kayıtlı olduğu ve ancak sistemden yapılan kontrolde 13.07.2020 tarihinde bahsi geçen taşınmazın dava dışı …’e satıldığı anlaşılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulî işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi ” Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. ” şeklindedir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz dava dışı, 3. bir kişiye satıldığından, elatmanın önlenmesi davası yönünden davacının taraf sıfatı yani aktif husumet ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda Mahkemece davanın yeni malike ihbarı gerekir.
O halde Mahkemece yapılacak iş, çekişmeli taşınmazın devredildiği gözetilerek, yeni malike davanın ihbarının sağlanması, malikin davayı takip edeceğini belirtmesi halinde, kaldığı yerden yargılamanın sürdürülmesi aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.