Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35025 E. 2020/17278 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35025
KARAR NO : 2020/17278
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 13/12/20007 ile 20/01/2014 tarihleri arasında davalı şirkette ısı cam imalat bölümünde çalıştığını ve iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir. Ayrıca   Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in gece çalışma süresini düzenleyen 7/son maddesine göre postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı işyerinde imalat işçisi olarak çalışmış olup iş yerinde haftada 6 gün 08.30-18.30 saatleri arasında çalıştığını iddia ederek fazla çalışma ücreti talebinde bulunmuştur. Dosya içerisine davalı tarafça puantaj kaydı adı altında davacının işe giriş ve çıkış saatlerini gösterir bir kısım işe giriş çıkış kayıtlarının ibraz edildiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça sunulan yazılı deliller nedeniyle tanık beyanlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, dosyaya sunulu giriş-çıkış kayıtlarının 6 yılı aşkın yaklaşık 2200 satırdan oluştuğu, bu kayıtlara bakıldığında davacının dilekçesinde bahsetmediği gece çalışmalarının da bulunduğu, bu kayıtlara göre davacının haftalık çalışma sürelerinin belirlenebilmesi için her güne ait giriş ve çıkış saatlerinin bir excel tablosuna girilerek, vardiyalar doğrultusunda oluşturulacak formülle günlük ve haftalık çalışma süresinin belirlenmesi, belirlenen fazla çalışma süresinin gece ve gündüz ayrı ayrı olmak üzere tespiti ve yasal haftalık saati aşması halinde ise her hafta için hak kazanılan fazla mesai ücretinin hesaplanması kısacası binlerce satırın tek tek excel tablosuna girilerek, davacının fazla mesai ücreti alacağının belirlenebilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu kayıtlar üzerinde davacının haftalık çalışma sürelerinin, teknik bir bilirkişi tarafından program oluşturularak ve/veya veriler girilerek hazırlanması halinde bir hesaplama yapılabileceğinden, davalı tarafından sunulan kayıtlardan yararlanarak hesaplama yapmanın mümkün olmadığı belirtilmiş ve mahkemece yazılı kayıtların bu haliyle incelenmemesi nedeniyle tespit edilemediği gerekçesiyle davacının fazla mesai ücret talebi ret edilmiştir. Yargılama esnasında dinlenen davacı tanığının 2008 yılında işten çıktığını beyan etmesi karşısında davacıyla birlikte çalışmış olduğu dönemin zamanaşımı kapsamında kaldığı görülmüş, davalı tanıklarından …’ın ise “sabah 08,30- 18,00 e kadar bir vardiya, diğer vardiya da gece 23,30 dan sabah 08,30 a kadar çalışır, cumartesi günü saat 13,00 de tatil olur, pazar günleri tatildir,” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dosya içerisinde yer alan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan ve kayıt olmayan dönemler yönünden ise tanık beyanları değerlendirilmeden eksik inceleme ile fazla mesai ücret talebinin reddi doğru olmamıştır. Bu itibarla mahkemece yapılacak iş kayıt olan dönem yönünden öncelikle kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılmalı, davacının haftalık çalışma saati ile fazla mesai yapıp yapmadığı belirlenmeli, kayıt olmayan ve kayıtların hesaplama yapmaya elverişli olmadığı dönemler var ise bu dönemler yönünden de yukarıda beyanı yazılı davalı tanık beyanında da kayıtlarda görüldüğü üzere gece vardiyasından bahsedilmekle vardiyanın değişme süresi taraflardan sorularak ve gerekirse adı geçen davalı tanığı yeniden dinlenerek davacının gece ve gündüz vardiyasında çalıştığı dönemler tespit edilerek fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması, ayrıca gece vardiyasında haftalık çalışma süresi aşılmasa dahi 7,5 saatin üzerindeki gece çalışmalarının fazla mesai olarak değerlendirilmesi gerektiği İş Kanunu’nun 69. maddesinden açıkça anlaşılmakta olup 23.30-08.30 saatleri arasında ara dinlenmenin mahsubu sonucu belirlenecek çalışma saatinin 7,5 saati aşan kısmı kadar fazla mesai yaptığı kabulüne göre sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.