YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/86
KARAR NO : 2020/4103
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat … gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalının dava dışı Belediyeden aldığı sulama işinde kullanılacak araç ve personelin temini konusunda taraflar arasında hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davalının bir kısım hizmet bedelini nakit, bir kısmını da çekle ödemesine rağmen bakiye kısmı ödemediğini, kalan miktarın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme altındaki imzanın müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle borcu itiraz edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi olmasa dahi davalıya hizmet verilip verilmediğinin belirlenmesi, hizmet verilmiş ise TBK 401 maddesi uyarınca alacak belirlenip yapılan ödemeler dikkate alınıp sonuca gidilmesi gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş, mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraf vekillerinin defter ve kayıt bulunmadığı yönündeki beyanları karşısında, tarafların defter ve kayıtları incelenmeksizin bozma ilamına konu edilen 18.12.2010 tarihli çekle ve davalı yanın harici ödemelerine ilişkin davacı iddialarının doğrulanamadığı, mevcut kayıtlarla davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından, davalının dava dışı belediyeden almış olduğu sulama işinde kullanılacak araç ve personelin davacı tarafça temin edildiği sabittir. Davalı, bu hizmeti başka
bir üçüncü kişiye yaptırdığını iddia etmemiş ve bu yönde herhangi bir delil ibraz etmediği gibi beyanda da bulunmamıştır. Mahkemece yapılan ödemeler ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı tarafından ihtara rağmen ticari kayıt ve defterlerinin sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dosyaya ibraz edilen ve bozma ilamı doğrultusunda hesap yapan bilirkişi raporunda belirlenen hizmet bedelinden davacı tarafından bildirilen ödemeler düşülerek sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.