YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2410
KARAR NO : 2020/6084
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Hükmün açıklandığı 15.01.2015 tarihli duruşmada, sanığın …… 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar da alınmadan, sanığın duruşmaları kendiliğinden takip etme olanağı bulunmadığı dikkate alınarak, sanığın 5271 sayılı CMK’nin 193. maddesinin 1. fıkrası ile 196. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, son oturumda bizzat hazır bulundurulması veya SEGBİS yöntemi ile bağlantı kurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Tekerrüre esas alınan, … 4. Asliye Ceza Mahkemesine ait ilamın… olan esas numarasının, 2008/88 olarak yanlış gösterilmesi yasaya aykırı,
3-Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı verilen hükümden sonra, 19.08.2020 tarihinde, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli, 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” ibaresi bakımından Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenlerli bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.