YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6716
KARAR NO : 2020/6701
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, tarafların paydaş olduğu dava konusu 204 ada 14 ve 18, 203 ada 36 ve 111 nolu parseller ile 192 ada 50 parselin davalı tarafından tasarruf edildiğini ve müvekkilinin bu taşınmazlardan faydalanamadığını belirterek vekil edeninin hissesine yapılan elatmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5 yıllık ecrimisil bedeli olan 1,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin 204 ada 14 ve 18 parsele yönelik (elatmanın önlenmesi) temyiz itirazlarına gelince;
Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 204 ada 14 ve 18 parsel sayılı taşınmazların tarla niteliği ile davacı, davalı ile dava dışı malikler adına paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı olduğu, her iki taşınmaz üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı tarafından dikildiği ve bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olayda; davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca 204 ada 14 ve 18 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ocaklarının davalı tarafından dikildiği, bu şekli her iki parselin de davalı tarafından tasarruf edildiği ve taşınmazlarda boş bir kısım ve/veya kısımların bulunmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek davacının 204 ada 14 ve 18 nolu parsellerde kullanmasına elverişli bölüm ve/vaya bölümlerin bulunmadığı gözetilerek davacının payı oranında davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.