Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17546 E. 2012/26947 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17546
KARAR NO : 2012/26947
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından kredi kullandığını ve davalının kendisine kefil olduğunu, kefaletin 8000 TL ile sınırlı olmasına rağmen davalının kendisinden 20000 TL değerinde belge aldığını, taraflar arasında bu kefalet ilişkisi dışında her hangi bir ilişkinin söz konusu olmadığını, her ne kadar ilgili vakıftan aldığı krediyi ödeyememiş ve bu nedenle gerek davalı, gerekse kendisi aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2007/975 takip sayılı dosyası ile takibe geçilmiş ise de, kendisi ve davalı tarafından, anılan takip dosyasına bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalıya verilen teminat belgesi gereğince davalının bir istemde bulunmasının söz konusu olamayacağını, kaldı ki davalının davaya konu takipte hem 20000 TL senet alacağı hemde kendilerince ödeme yapılıp yapılmadığı bilinmeyen … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı alacağından söz ederek istemde bulunmayacağını belgeye dayalı olarak istemde bulunulmayacağını davalının davaya konu takipten önce aynı belgeye dayalı olarak … icra müdürlüğünün 2007/614 sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yol ile takibe geçmiş ise de, bu takibin … İHM sinin 2007/31 esas ve 2008/3 karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini böylece davalı elinde bulunan belgenin bono niteliğinde olmadığı gibi alacağı ispatlayan bir belge niteliğinde de olmadığını, bu nedenle davalının kendisinden bir alacağı bulunuyor ise, bunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini beyan ederek, … İcra Müdürlüğünün 2007/781 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 23/11/2011 tarihli celsedeki beyanında, davanın açıldığı tarihte 8000 TL lik ödemeden haberlerinin olmadığını, bu nedenle
kısım üzerinden davalarının devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın 8000 TL alacak yönünden reddine, 20.000 TL alacak yönünden kabulü ile, … İcra Müdürlüğünün 2009/781 sayılı icra dosyasında takibe dayanak senet yönünden davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı yargılama esnasında kendisini vekille temsil ettirdiği sabit olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisi yararına reddedilen 8.000, 00 TL asıl alacak üzerinden 960,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde davalı lehine 2.400 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalı yararında hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 7.bendindeki “2.400 TL” rakamının çıkartılarak “2.400” rakamının “960,00” olarak düzeltilmesine, kararın düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA,21,15 peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 891,00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.