Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2560 E. 2020/4260 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2560
KARAR NO : 2020/4260
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2016 tarih ve 2014/885 E. – 2016/731 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.10.2018 tarih ve 2017/979 E. – 2018/2117 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında ticari mal alım satımına dair ticari ilişki olduğunu, davacının deri kimyasal malzemelerini davalı şirkete tedarik ettiğini, davalı tarafın keşide ettiği ihtarname ile mallarında gizli ayıp olduğunu belirterek delil tespiti yaptırdığını bildirdiğini, karşı ihtarname ile ayıp ihbarını kabul etmediklerini belirterek cari hesap alacağı talep edilmesine karşın alacağın ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan takibin borçlunun itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile borçlunun % 20 den az olmayan inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, analiz raporunda organik madde miktarının sonuçları ile davacı tarafın tanıtım ve kullanma kılavuzlarındaki değerlerin birbirini tutmadığını, davacı şirketten satın alınan kimyasalların aktif maddelerinin düşük olduğunu, davacıdan satın alınan ürünler sebebiyle bu kimyasalların kullanıldığı derilerden üretilen ürünler sebebiyle davalı firmanın zarar gördüğünü ve tanınmış bir marka olarak zarar ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın, gizli ayıp olduğunu belirterek satın aldığı kimyasal maddelerin bedelini ödemediği, gizli ayıp iddiasının kanunda belirtilen sürelerde yazılı şekilde karşı tarafa bildirilip tebliğ edilerek kanıtlanmasının gerektiği, tahlil için numunelerin alımı esnasında daha sonra tereddütsüz olarak davacı tarafın sattığı malların tahlil edildiğine dair ayırt edici işaretlemelerin ve bilgilerin kaydedilmediği, kanunen ayıba dair iddiaların belirli sürelerde ve belli usule uyularak muhataba iletilmesi gerekirken bunun süresinde yerine getirilmediği, ayıp ihbarı kabul edilemeyen davalı borçlunun takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı borçlunun, Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/8019 esas sayılı dosyasındaki takibe itirazın 66.587,98 TL asıl alacak ve 559,52 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline ve takibin talepnamedeki sair koşullarla devamına, davalının, 140,27 TL ihtarname masrafından ayrıca sorumlu olmasına ancak bu kısım yönünden faiz işletilmemesine, asıl alacağın % 20’si olan 13,317,59 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, takibe konu faturalardaki ürünlerin deri ürün üretiminde bir aşama olan finisaj aşamasında kullanıldığının anlaşıldığı, alınan raporda inceleme konusu madde içerikleriyle katalog verileri arasında farklılık varsa da; çözeltilerin homojen çözelti tiplerinden olmadığının bilindiği, zamanla homojensizlik ve çökelmelerin ortaya çıkabileceği, davaya konu kimyasallardan numune alma işleminin usulüne uygun yapılmadığı, alınan rapordaki veriler ile katalog verilerinin karşılaştırılması sırasında çıkan farklılığın teknik olarak uygunluğuna, uygunsuzluğuna veya tamlığına-eksikliğine dair kanıt oluşturmadığı, davalı şirketin ürünün ayıplı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle mahkeme kararının yerinde olduğuna, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.411,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.