Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/15253 E. 2013/18345 K. 04.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15253
KARAR NO : 2013/18345
KARAR TARİHİ : 04.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına tespitine hükmedilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümesile tebligat” başlıklı 11. maddesinde; Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır. hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır. Madde bu haliyle iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır.
Somut olayda davacı vekiline gönderilen duruşma gününün çalışma saatlerinde yapıldığı tespit edilememekle ve ayrıca Tebligat Kanununun 21 nci maddesine göre
tebliğine ilişkin tebligat parçasında muhatabın nereye gittiği araştırılmadığından uygun bir tebligat değildir. Mahkemece, bu husus göz önüne alınarak davacıya yeniden tebligat yapılması gerekirken, duruşma gününden usulünce haberdar edilmeyen davacının duruşmaya katılmadığından bahisle davanın 15/01/2013 tarihinde işlemden kaldırılması ardından da açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 04.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.