Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/2350 E. 2020/14369 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2350
KARAR NO : 2020/14369
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık …’ın temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; usulüne uygun arama kararına istinaden sanık …’un işletmeciliğini yaptığı … Petrol İstasyonunda yapılan aramada yer altı ve yer üstü tanklarında TÜBİTAK raporuna göre ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemede yer alan özellikleri aykırı olduğu tespit edilen 9.000 litre kaçak akaryakıt ve Irak malı 23 bidon 570 litre madeni yağ ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Bahse konu istasyonda pompa görevlisi olarak çalışan sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında; olaydan bir hafta önce istasyonda işe girdiğini, ele geçen mazot ve yağlarla ilgili bilgisinin olmadığını beyan etmesi karşısında sanık …’ın işyerine giriş tarihi de araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …”ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II-Sanık … müdafii ile, sanıklar … ve …’nın temyiz taleplerine yönelik olarak yapılan incelemede;
1-Ele geçen madeni yağlarla ilgili olarak dosyaya … Petrol firması tarafından … Petrol firmasına kesilmiş faturaların ibraz edilmiş olduğu, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, … Petrol adlı firmasının yetkilisinin dinlenmesi, dava konusu yağları sanık …’a satıp satmağının, madeni yağları nereden aldığının ve buna dayanak belgelerin sorulması, belge ibrazı halinde düzenleyici firma yetkililerinin beyanlarının alınması, faturaların ve sunulacak diğer faturaların ilgili firma defterlerinde kayıtlı olup olmadığının, olayda yakalanan yağlarla uygunluk arz edip etmediğinin tespiti ile ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanması, ilgili Gümrük İdaresi’nden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşei ve sair özellikleri itibarıyla ayniyet tespiti yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi, kaçak olduklarının tespiti halinde ele geçirilen yağlar bakımından 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesine muhalefet suçundan ayrı bir hüküm kurulması gerektiği, ancak;
Sanıkların eylemlerinin suç tarihi itibarıyla madeni yağ yönünden 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde, kaçak akaryakıt yönünden ise 5015 sayılı Yasanın ek 5/1. maddesinde düzenlenen suçları oluşturacağı ve sanıklar hakkında bu maddelerden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmekte ise de, her iki eylemin TCK’nun 44. maddesi uyarınca, suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarih ve 28615 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5607 sayılı Yasanın 6455 sayılı Yasa ile değişik 3/11. maddesi gereğince cezalandırılmasının gerekmesi ve yine hüküm tarihinden sonra 28/06/2014 gün ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/11-son maddesi delaletiyle 3/5-10. maddeleri gereğince cezalandırılmalarının gerekmesi karşısında ilgili yasa hükümleri ayrı ayrı somut olaya uygulanıp hükmedilecek cezalar belirlenerek sonuçlarının karşılaştırılması ve sanıklar lehine olan yasa belirlendikten sonra hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmesi gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11 son maddesi delaletiyle anılan yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. ile 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile, sanıklar … ve …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.