Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/15340 E. 2012/27490 K. 30.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15340
KARAR NO : 2012/27490
KARAR TARİHİ : 30.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı Banka ile imzalanan kredi kartı sözleşmesi uyarınca, Flexi kredi kartı ile 15.5.2007 tarihinde alış veriş sırasında işyeri pos makinesinde alışverişe izin verilmeyerek “sahtekar statülü kart” ibaresinin yazıldığını, davalı Bankanın hukuka aykırı bu işlemi nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, kredi kartının kullanıma açılmasını ve 20.000.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kredi kartının kullanıma açılmasına ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kredi kartı sözleşmesinin davalı Banka tarafından feshedilmediğinin anlaşılmasına, bu suretle kredi kartının kulllanıma açılmasına yönelik kararın yerinde bulunmasına göre,Davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki bu davasında, Davalı Bankadan almış olduğu Flexi kredi kartını kullandığını, 15.5.2007 tarihinde alışveriş sırasında ödeme amacıyla post makinesinde “sahtekar statülü kart” ibaresinin slipe yazılarak işlemin gerçekleşemediğini, bu nedenle kişilik haklarının saldırıya 2012/15340-27490
Uğradığını ileri sürerek kredi kartının kullanıma açılmasını ve ayrıca, manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, kredi kartının kullanımına açılmasına ve ayrıca koşulları oluştuğundan 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalı Banka tarafından verilen kredi kartının kullanımı sırasında promosyon uygulandığı ve Davacının harcamaları karşılığı bonus verildiği ve bu bonuslarında davacı tarafa TL olarak ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının kredi kartının kullanılması esnasında Davalı Bankanın pos makinesinde işlem yapamaması ve “sahte stütülü kart ibaresi” yazılarak kartın davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu olay nedeniyle manevi tazminat koşulları oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur. Uyuşmazlığa konu kredi kartının 1.9.2004 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davacıya verildiği, bu kartın kullanımının devam ettiği ve kart limitinin 1.500 TL olduğu anlaşılmaktadır. Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde, “KULLANIM LİMİTİ; Bankanın kart hesabı ve üyeler için müşterek ve tek olmak üzere tanıdığı, kart ve /veya kart numara ve şifreleri kullanılarak yapılacak harcamalar, nakit çekmeler dahil aşılmaması gereken kullanım sınırıdır. Banka bu limiti tek taraflı olarak belirlemeye, arttırmaya, eksiltmeye, kısmen yada tamamen durdurmaya yetkilidir. Üye/ek kart hamili bu müşterek ve tek olan kullanım limitini aşmamayı kabul ve tahhhüt eder.” düzenlemesi mevcuttur.Sözleşmede, limit aşımı halinde promosyonla yada bonusla ilgili ,özellikle, kredi kartına limitin üzerinde para yatırılması halini düzenleyen bir hüküm mevcut değildir.
Öte yandan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinin 2. fıkrası “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” düzenlemesi uyarınca, bir hakkın kötüye kullanılması yasağı getirilmiştir. Bir hakkın iyi niyet (dürüstlük) kuralına aykırı surette kullanılması, hakkın kötüye kullanılması demektir. Burada kastedilenin sırf başkalarına açıkça zarar verme amacı olmasa dahi eğer bir hak sosyal ve ekonomik amacına ve hakkın kabulündeki fonksiyona aykırı olarak kullanılıyorsa, yine hakkın kötüye kullanılması söz konusudur. Bu durumda kanun hakkın kötüye kullanılmasını himaye etmez.
Somut olaya dönülecek olursa; Davalı Bankanın da limit aşımına izin verdiği anlaşılmaktadır. Ancak bu limit aşımının limitin çok üzerinde hesaba para yatırılarak bilahare bunun akabinde davacının bu miktarda harcama yaparak bonus kazandığı anlaşılmakta olup, nitekim bilirkişi raporunda, bu husus vurgulanmış ve muhtelif tarihlerde kredi kartı hesabına önceden para yatırılarak, kısa bir süre sonra alışveriş yapıldığı ve bonus kazanıldığı belirlenmiştir. Davalı Bankanın kredi kartı limitinin çok üzerinde alışveriş
yapılmasına izin vermesi ve bu konuda gerekli önlemleri almaması sebebiyle kusurlu ise de, davacının iyi niyet kurallarına aykırı olarak sözleşmenin boşluğundan yararlanarak limiti artırmak suretiyle bonus kazanmasının da dürüstlük kurallarıyla bağdaştığı söylenemez.Bankaların kredi kartınını kullanımını yaygınlaştırmaya yönelik uygulamalarından iyiniyetli kullanıcıların yararlanması asıldır. Bu nedenle koşulları oluşmadığından manevi tazminat davasının reddi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) Bentte açıklanan nedenlerle, Davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte acıklanan nedenlerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3.) bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 30.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.