Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6974 E. 2020/7579 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6974
KARAR NO : 2020/7579
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Eski Hale Getirme, Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Asıl davada davacı … vekili; davalı …’nın vekil edenine ait taşınmazın 2-3 metre kadarlık kısmını işgal ettiğini bildirerek, elatmanın önlenmesine ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili; dava konusu yerin kadastro çalışmaları sırasında her ne kadar davacı adına kaydı yapılmış ise de aslında vekil edenine ait olduğunu bu sebeple asıl davanın reddi gerektiğini savunmuş; birleşen dava ile de, nizalı yerin davalı adına olan kaydının iptal edilerek kendi adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından asıl ve birleşen davalar yönünden temyiz edilmiştir.
Asıl dava elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme; birleşen dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, asıl davada dava tümüyle kabul edildiğine, temyiz edenin sıfatına göre, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davada verilen hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu 131 ada 41 parselin 25.08.1980 tarihinde tapulama çalışmalarında Nisan 1289 tarihli ve 788 sıra numarasına kayıtlı tapu kaydına göre tespitinin yapıldığı, tespite karşı itiraz edildiği, tespitten sonra birleşen davada davacı komşu 42 nolu parsel maliki olan Hamza ile birleşen davada davalı … arasında 03.08.1983 tarihinde Noterde anlaşma senedi düzenlendiği, davalı …’ın 30 m2 yerin 42 nolu parsele katılmasına muvafakatini beyan ettiği, bu anlaşma senedine göre davacı …’nın açmış olduğu kadastro tespitine itiraz davasından feragat etmesi üzerine, 41 parselin kadastro tutanağının tespitteki hali ile kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır
Açıklanan bu kapsama göre; birleşen davaya yönelik davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde; somut olayda davaya dayanak olan anlaşma senedinin kadastro tespitinden sonra fakat kesinleşmesinden önce yapıldığına, dava konusu taşınmazın evveliyatı da tapuda kayıtlı olup, Kadastro Kanunu’nun 33.maddesi uyarınca aynı Kanun’un 13.maddesinin somut olayda uygulanma olanağı olmadığına, bu sebeple Noterde yapılmış olan anlaşma senedinin taraflar arasında herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığına göre, belirlenen bu sonuç karşısında tapu iptali ve tescil istemine ilişkin birleşen davanın reddedilmesi gerekirken; kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün birleşen dava yönünden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Birleşen davada verilen hükme yönelen davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin temyiz itirazları (2) nolu bentte yazılı nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, asıl davaya yönelen davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.