Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/31670 E. 2020/15577 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31670
KARAR NO : 2020/15577
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02.01.2012-17.06.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde teknik müdür olarak 4.200,00 TL ücretle çalıştığını, davalı işyerinde haftanın 6 günü 08:00-18:00 saatleri arasında çalışıldığını, davacının sosyal güvenlik kurumu primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, Mayıs ve Haziran 2013 maaşlarının ödenmediğini, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının haklı bir nedene dayanmadan istifa etmesi sebebiyle kıdem tazminatı alacağı bulunmadığını, en son ücretinin 1.100,00 TL olduğunu, işyerinde haftanın 5 günü 08:00-18:00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi ile çalışıldığını, fazla çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 255’inci maddesi uyarınca aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Ancak, işveren aleyhine dava açan kişiler davacı tanığı olarak dinlenmiş ise, bunların tanıklıklarına kural olarak itibar edilmemesi, birbirlerine tanıklık eden kişilerin beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması, bu tanıkların beyanlarının diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2015 tarihli ve 2013/9-1449 E.-2015/856 K., 29.06.2016 tarihli ve 2015/22-1444 E.-2016/869 K. ile 08.03.2017 tarihli ve 2015/22-1050 E.-2017/433 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Mahkemece fazla çalışma iddiasının tanık anlatımları ile ispat edildiği kabul edilerek hesaplanan fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, davacı tanıklarının anlatımına göre davacının haftada 5 gün 08.00-18.00 saatleri ile ayda iki cumartesi günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalışarak haftada 4,5 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılmış ise de, yargılama sırasında dinlenen her iki davacı tanığı davalı işveren aleyhine dava açtıklarını beyan etmiştir. Fazla çalışma iddiasının ispatında salt husumetli tanık anlatımlarına göre sonuca gidilmesi mümkün değildir. Davalı taraf, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını savunmuş, dinlenen davalı tanıkları da bu savunmayı destekler nitelikte beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamında davacının fazla çalışma iddiasını ispata yarar başka bir delil bulunmamasına göre, fazla çalışma iddiasının ispat edilemediği kabul edilmelidir. İspatlanamayan fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiği halde, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.