YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7248
KARAR NO : 2020/15245
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı …’na ait 1. Hava İkmal Komutanlığı/Eskişehir işyerinde çalıştığını, … Sendikası üyesi olduğunu, Toplu İş Sözleşmesi’nin 59. maddesi gereğince C grubu idareci primi almakta iken fiilen aynı göreve devam etmesine rağmen 14.09.2015 tarihinden itibaren meslek kodunun değiştirilmesi sebebiyle kullandığı mührün kendisinden alınarak priminin de kesildiğini, fiilen aynı işi yapmaya devam ettiği için prime hak kazandığını ileri sürerek, 14.09.2015 tarihinden itibaren ödenmeyen C grubu idareci primin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacının meslek kodunun değiştirilmesinin prim almasını önleme amacı taşımadığını, üstelik davacının prim alamaya hak kazanacak şekilde QC mührünü de kullanmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının C grubu idarecilik primine hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.
Davacı, Toplu İş Sözleşmesi’nin 59. maddesi gereğince C grubu idareci primi almakta iken fiilen aynı göreve devam etmesine rağmen 14.09.2015 tarihinden itibaren meslek kodunun değiştirilmesi sebebiyle kullandığı mührün kendisinden alınarak priminin de kesildiğini, fiilen aynı işi yapmaya devam ettiği için prime hak kazandığını iddia etmektedir.
İlk Derece Mahkemesince verilen 15.02.2018 tarihli davanın kabulüne dair verilen karar üzerine davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı işçinin davalı işyerinde çalıştığı ve sendika üyesi olduğu, işyerinde Kalite Kontrol Görevi yaptığı ve dolayısıyla Toplu İş Sözleşmesi’nin 59/d maddesinde yazılı prime hak kazandığı, davacının kadro isminin değiştirildiği, ancak fiilen aynı işi yapmaya devam ettiği, Toplu İş Sözleşmesi’nin 52/d maddesinin 3. bendi gereği %6 oranında idarecilik primi alması gerektiği, kaldı ki daha öncesinde kadrosuna göre söz konusu prim ödenirken kadro isminin değiştirilerek aynı işi yapmasına rağmen idarecilik primi ödenmediği, fiilen yapılan işin aynı iş olduğu, bu nedenle davacının idarecilik primi alacağına ilişkin talebinin dosya kapsamına ve tüm delillere göre yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2019 tarihli, 2019/1428 Esas, 2019/3897 Karar sayılı ilamında belirtilen “Somut olayda; seri olarak açılan dava dosyalarında davacı işçiler C grubu idareci primi almakta iken fiilen aynı göreve devam etmelerine rağmen 14.09.2015 tarihinden itibaren meslek kodunun değiştirilmesi sebebiyle kullandıkları mührün kendilerinden alınarak primlerinin de kesildiğini, fiilen aynı işi yapmaya devam ettikleri için prime hak kazandıklarını ileri sürmüşlerdir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda Q mührünü kullanan işçilerin C grubu idareci primi almaya hak kazandıkları belirtilerek hesaplama yapılmış ise de davacı işçiler dahi mührün kendilerinden alındığını bildirmişlerdir. Bu yönü ile hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki tespit dosya kapsamına uygun değildir. Ayrıca, yargılama sırasında davalı tarafından davacıların Q mührünü hiç kullanmadıkları savunulmuştur. Bu durumda, öncelikle davacıların 15.09.2015 tarihine kadar Q mührünü kullanıp kullanmadıkları, o tarihe kadar C grubu idareci primi alıp almadıkları açıklığa kavuşturulmalı; ardından davacıların 15.09.2015 tarihinden sonraki dönem için fiilen yaptıkları işle ilgili evraklar dosyaya kazandırılmalı ve gerekirse işyerinde konunun uzmanı olan teknik bilirkişi ile birlikte keşif de yapılarak davacıların fiilen yaptıkları işe göre Toplu İş Sözleşmesi’nin 59-c bendindeki şartları sağlayıp sağlamadıkları ve C grubu idarecilik primine bu madde kapsamında hak kazanıp kazanmadıkları belirlenmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçe ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten bozularak ortadan kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam edilen yargılamada, davalı işyerinde talimat mahkemesince keşif yapılmasına karar verilmiş, talimat mahkemesince mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi’nce “bozmadan sonra yapılan keşifte davacının Toplu İş Sözleşmesi’nin 59/d maddesinde belirtilen görevleri yapması sebebi ile 52/d maddesinde belirtilen C grubu idareci pirimi alması gereken çalışan olduğu, kalite/ teknik kontrol görevini bilfiil yaptığı ve belgeleri düzenleyip mühürlemek sureti ile imzaladığı, sorumluluk üstlendiği tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki Mahkemece varılan sonuç dosya kapsamı uyarınca hatalıdır.
Şöyle ki ; tüm dosya kapsamı uyarınca Q mührünü kullanan davacıdan söz konusu mührün kadro değişikliği sonrası alındığı sabittir. Her ne kadar bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davacını kadro değişikliği sonrası aynı işi yaptığına ilişkin yapılan değerlendirme hükme esas alınmış ise de yapılan inceleme sonucunda davacının kadro değişikliği sonrasında aynı işi yapmaya devam ettiğinin usulünce ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davacın talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 09.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.