YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6859
KARAR NO : 2020/7363
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edenine ait 629 ada 29 parsele, davalılar tarafından müdahalede bulunulduğunu belirterek, davalıların müdahalesinin önlenmesini ve davalılara ait yapıların kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacı tarafça tecavüz edildiği iddia edilen yerin müvekkiline satıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, 17.02.2016 tarihli celsede davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 629 ada 29 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, 629 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kırmızı renkli taralı kısımdaki 10,18 m2 lik, yine aynı bilirkişi raporunda 629 ada 31 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binaların fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımdaki 24,13 m2 lik ve (C) harfi ile gösterilen kısımdaki 44,93 m2’ lik kısımlardaki yapıların kâl’ine karar verilmiş olup; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı adına kayıtlı olan 629 ada 29 parsele, davalı … adına kayıtlı 629 ada 31 parselde bulunan 20.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporu ve 02.05.2016 tarihli inşaat bilirkişisi raporlarında C harfi ile gösterilen bir katlı ekmek evi vb. kargir yapı ve B harfi ile gösterilen betonarme bir katlı müştemilatın yine davalı … adına kayıtlı olan 30 parselde bulunan kargir ahırın tecavüzde bulunduğu belirlenmiştir.
1. Davalı … vekilinin elatmanın önlenmesi davasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı … vekilinin kâl davasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı … vekilinin yargılamanın başından itibaren dava konusu edilen taşınmaz kısmının vekil edeni tarafından satın alındığını iddia ettiği ve dosyaya “(..satıcılar … … ve … …, satın alan … … olan) 21.08.1987 tarihli satış ve zilyetliğin devri senedi” başlıklı belgeyi sunduğu, ancak Mahkemece yerinde inceleme yapılarak, bahsi geçen senedin dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı ve satıcıların davacının murisi olup olmadığı ve en nihayetinde müdahale edildiği iddiasında bulunulan taşınmaz kısmının davalı tarafça satın alınıp alınmadığı üzerinde durulmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle Mahkemece, satış senedinde adı geçen satıcılar … … ve … …’ın davacının murisi olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Satıcıların davacının murisi olduğunun belirlenmesi halinde, bu satış halefiyet yoluyla davacıya karşı ileri sürülebileceğinden, ancak muhdesat bedeli depo ettirilip veya bu bedel üzerinden hapis hakkı tanınarak kâl kararı verilebilecektir.
O halde; Mahkemece, dava konusu taşınmazda yapılan 22/a çalışması öncesi tapu kayıtları da getirtilerek, satıcıların davacının murisi olup olmadığı, davalı … tarafından sunulan adı geçen satış senedinde belirtilen 104 parselin davalı … tarafından müdahalede bulunulan kısmı kapsayıp kapsamadığı, davalı …’ın müdahale teşkil eden yapılarının harici satış senedi kapsamında kalıp kalmadığı, davalı tarafça müdahale teşkil eden kısmın haricen satın alınıp alınmadığı araştırılarak, davalının iyiniyetli olduğu tespit edildiğinde yapıların kaim bedeli depo ettirilerek veya hapis hakkı tanınarak kâl kararı verilmesi hususu gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı … vekilinin elatmanın önlenmesine yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, kâl’e yönelik temyiz itirazlarının ise (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.