YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4650
KARAR NO : 2020/16795
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda 27.09.2013 tarihinde gerçekleşen oto hırsızlığı suçundan yürütülen soruşturma da araçta yapılan inceleme sonucunda tespit edilen parmak izinin sanığa ait olduğu bu olayla sanığın parmak iziyle mağdurun kimlik bilgilerinin sisteme 24.01.2012 tarihli parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile kaydedildiğinin tespit edildiği anlaşılmakla sanığın mağdurun kimlik bilgilerini kullanması suçundan cezalandırılması istenmiş ise de; sanığın aşamalarda ki savunmasında abisine ait kimlik bilgilerini şuan evli olduğu eşini kaçırma olayında yakalanması sırasında kullandığını savunduğu, 27.09.2013 tarihinde gerçekleşen oto hırsızlığı suçundan yapılan tahkikat neticesinde sanığın 24.01.2012 de mağdura ait kimlik bilgileri adına parmak izi verdiğinin anlaşıldığı, ancak sanığın mağdura ait kimlik bilgilerini hangi olayda kullanıldığına ilişkin dosya kapsamından her hangi bir belge olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın mağdur adına parmak izini verdiği 24.01.2012 tarihli parmak izi formunun hangi olaya ilişkin olduğuna dair soruşturma evraklarının getirtilerek sanığın mağdura ait kimlik bilgilerini bir suç işlenmesi sırasında kullanıp kullanmadığının şüpheye yer verilmeyecek şekilde tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,12.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.