YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1429
KARAR NO : 2012/27251
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekilleri avukat … ve avukat Ebru Akyol ile davacı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının çek bedellerini ödemekte güçlük çekmesi, maddi yardıma ihtiyaç duyması ve bu yardımı da şirket yetkilisiyle geçmişe dayanan dostlukları nedeniyle davacı şirketten talep etmesi üzerine davalıya 07.02.2007’de 250.000,00 TL ödünç para verdiklerini, davalının hesabına yapılan 250.000,00 TL bedelli havaleye ilişkin banka dekontunun da mevcut olduğunu, davalı borcunu ödemediğinden davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödünç sözleşmesi iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin sunduğu banka dekontunda paranın ödünç olarak verildiğinin yazılı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle taraflar arasında BK 306 ve devamı maddeleri gereğince karz akdinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takip dosyasına yaptığı 250.000,00 TL ya vaki itirazın
iptali ile takibin devamına, takibin bu miktar üzerinden ve temerrüt tarihi olan 17.1.2009’dan itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereği yıllık % 12 oranında temerrüt faizi uygulanarak devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında 100.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya banka havalesi yoluyla ödünç verdiğini ileri sürerek, alacağının tahsili için takip başlatmış, davalı ise maddi sıkıntı ve dostluk ilişkisi iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki havale ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü, onu iddia eden davacıya aittir. Davada dayanılan havale dekontunda gönderilen paranın ne için gönderildiği yazılı olmadığından, söz konusu dekont, ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemez. HUMK’nun 288. Maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenmesi de mümkün değildir. O halde davacı iddiasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde ‘her türlü yasal delil’ demek suretiyle ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.