YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/27729
KARAR NO : 2012/27483
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil banka arasında 27.12.1999 tarihinde ihtiyaç kredisi sözleşmesi imzalandığını, davalının kullandığı kredinin geri ödemelerini yapmaması üzerine ilamsız icra yolu ile takibe geçildiğini, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, yenileme talebine de itiraz edilmesi üzerine fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.600.00 TL kredi alacağının işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı 09.04.2007 tarihli duruşmada; banka ile kredi sözleşmesi imzaladığının doğru olduğunu, taşıt kredisi almak için galerici tarafından bankaya götürüldüğünü, krediye konu parayı asla almadığını, bankanın krediyi galericiye ödediğini, galerici tarafından dolandırıldığını, olayla ilgili olarak … C.Başsavcılığına şikayette bulunduğunu beyan ederek haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, kredi sözleşmesine istinaden bankanını davalıya kredi kullandırdığının hesap özetleri, sözleşme aslı banka defter ve kayıtları ve bilirkişi incelemesi neticesinde sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen 2012/27729-27483
amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında tüketici kredisi sözleşmesi bulunmakta olup, uyuşmazlık 4077 sayılı yasa kapsamında kalmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ticaret mahkemesi sıfatıyla davanın görülüp, kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulmasını gerektirir.
SONUÇ:Davacı tarafından temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.