YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7167
KARAR NO : 2020/17315
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 08/06/2006 tarihinden 12/07/2013 tarihine kadar kaynakçı olarak 1.750,00 TL aylık net ücretle çalıştığını, son 16 ayın maaşını parça parça almak zorunda kaldığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini, sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmadığını, tüm bu nedenlerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 08/06/2006 tarihinde kaynakçı olarak çalışmaya başladığını, davacının işten çıkarılmasını talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından iş akdi sona erdirilmeyince davacının kendisinin iş sözleşmesini feshettiğini, hafta içi 08.30- 18.00 arasında çalışan davacının fazla mesai ücreti alacağı bulunmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğini, tüm yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 12/12/2019 tarihli 2016/10245 esas 2019/22234 karar sayılı ilamı ile özetle;
“…Taraflar arasında fazla çalışma süresinin hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, 30/04/2015 tarihli celsede davacı vekili bilirkişi raporuna atıfta bulunarak bilirkişinin talep aştığını belirtip hesaplamanın 2008 yılı Temmuz ayı ile 2013 yılı Temmuz ayı arasında yapılmasını istemiş, bu istek doğrultusunda ek rapor alınmış ancak mahkemece bu ek rapor gözden kaçırılarak karar verilmiştir. Mahkemece HMK’nun 26. maddesine aykırı olarak talep aşımına yol açılması hatalıdır.
…Taraflar arasında, ilave tediye alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Islah dilekçesi davalı vekiline 08/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili süresinde 20/10/2015 tarihinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece süresinde yapılan zamanaşımı savunması hakkında bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına kısmen uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Islah dilekçesi davalı vekiline 08/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili süresinde 20/10/2015 tarihinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece süresinde yapılan zamanaşımı savunması hakkında bir değerlendirme yapılması” gerekçesi ile verdiği bozma kararı sonrası mahkemece “…dava dilekçesinde ilave tediye alacağına yönelik bir talep bulunmadığı, söz konusu alacağın işbu davanın konusu olmadığı, cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunulmadığı, daha sonraki aşamalarda da cevap dilekçesinin zaman aşımı define yönelik olarak ıslah edilmediği, bu itibarla davalı tarafın ıslaha karşı beyan dilekçesi ile ileri sürdüğü zaman aşımı definin dikkate alınamayacağı” şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemenin dosyada ilave tediye talebi bulunmadığı yönündeki gerekçesi yerinde olsa da bozma ilamının 3. bendinde yer alan ” ilave tediye” ifadesinin dava dosyasında böyle bir alacak kaleminin bulunmaması nedeniyle maddi hataya dayandığının açık olduğu, dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği, nitekim davalı vekilinin 20/10/2015 tarihinde zamanaşımı itirazında bulunduğu ve itirazın süresinde olduğu anlaşıldığından mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 07/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.