Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12755 E. 2020/16581 K. 17.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12755
KARAR NO : 2020/16581
KARAR TARİHİ : 17.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar Yasemin ve Gülseren hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezanın türü ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan katılan sanık … müdafiisinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Mağdur hakkında düzenlenen Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesinin 20.04.2015 tarihli kesin raporunda ”Sağ inguinal bölgede 1 cm.’lik insizyon skarı, sağ gluetas altında uyluk posterior yüzünde 2’şer cm. insizyon skarları, yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığının olduğu” rapor edildiği; Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesinin 01.03.2016 tarihli kesin raporunda
”Sağ el dorsal 4-5 cm. üzerine düşen yaklaşık 8 cm.’lik skar dokusu, kırık yoktur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez.” olduğu belirtildiği böylece mağdurdaki yaralanma konusunda çelişki olduğu ve rapor içeriklerinin yetersiz olduğu anlaşılmakla, mağdura ait tüm film, grafi, hastane evrakları ve tüm tedavi evraklarının en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevki ile yaralanmasına ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Oluşa, tüm dosya kapsamına, katılanın istikrarlı beyanları, beyanını destekleyen Akhisar Devlet Hastanesinin 10.03.2015 tarihli raporunda ”Sol omuzda palpasyonunda hassas, hayati tehlikesi yok, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” tespit edilmesine göre sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
b) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal

kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.