Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2020/8586 E. 2020/4599 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8586
KARAR NO : 2020/4599
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 251 parsel sayılı 7.560 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1312 sayılı vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla vasfıyla davalılar ve murisleri adına tespit ve tescil edildikten sonra, 19.07.2005 tarihinde tapu kaydına kısmen orman sınırları içerisinde kaldığına dair şerh konulmuş, bilahare 2006 yılında 1409 ve 1410 parsel sayılı sırasıyla 137 metrekare ve 7.423 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlara ifraz edilmiş ve ifrazen oluşan 1409 sayılı parselin tapu kaydına “orman şerhli kısım” şerhi konulmuştur. Davacı … İdaresi, 1409 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığını ve öncesi itibariyle de orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1409 parsel sayılı taşınmazın davalılar ve murisleri adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tapu maliklerinden …. kızı …kayyımı tarafından temyiz edilmiştir.
Adil yargılanma hakkının garantileri arasında yer alan “aleni yargılanma ilkesi” ve “hukuki dinlenilme hakkı”, kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılar. Bu prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak; kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi uyarınca gerekçenin; “tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” göstermesi gerekir. Bir başka anlatımla; gerekçe, hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur. Somut olayda; Mahkemenin kararı incelendiğinde, hüküm kısmında “Davanın kabulü ile; … Köyü, Tepecik Köyü 1409 parsel sayılı 137 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Devlet ormanı olarak Hazine adına tapu ve tesciline” karar verildiği halde, kararın gerekçe bölümünde “kesinleşen orman kadastrosuna göre davalı 17 ada 93 parselin Devlet ormanı içerisinde kaldığı ve orman bütünlüğünü bozduğu anlaşıldığından davanın kabulüne ” şeklinde karar verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmuş, ayrıca gerekçe kısmında çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller tartışılırken, dosya muhtevasına ve bilirkişi raporlarına aykırı düşecek şekilde yöredeki orman kadastrosunun tarihi ve dava konusu taşınmaza ilişkin ilgili orman sınır noktalarının numaraları yanlış yazılmış ve belirtilen hukuk ilkeleri göz ardı edilmiştir.
Hal böyle olunca; davalı … kızı …kayyımının temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.