Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2019/3826 E. 2020/7035 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3826
KARAR NO : 2020/7035
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı …’tan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Bilecik İcra Müdürlüğü’nün 2014/ 721 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı menkul ya da gayrımenkul mal kaydına rastlanmadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı … İli, … İlçesi, … Mah. … ada, 14 parselde kayıtlı taşınmazın 2 numaralı bağımsız bölümünün önce davalı …’na ondan da davalı … a mal kaçırma kasdı ile devredildiğinin öğrenildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı … vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili söz konusu tasarrufun gerçek bir satış olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibari ile; davanın kabulü ile davacı vekiline taşınmaz ile ilgili olarak Bilecik İcra Müdürlüğü’nün 2014/ 721 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerine yetecek miktarda cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiş hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar, elinde geçici (İİK.m.105) veya kat’i (İİK.m.143) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır.
Somut olayda davacı dosyaya geçerli bir aciz vesikası ibraz etmediği gibi, davalı borçlunun adresinde de haciz yapmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava şartı olan geçerli bir aciz vesikasının bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarnın şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.