Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22757 E. 2020/13944 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22757
KARAR NO : 2020/13944
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve mağdurun zararı karşılanmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/620 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 31.08.2020 tarihli ve 2019/20066 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2020 tarihli ve 2020/77290 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında mağdurun zararının karşılanmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesinin şartlarından olan 5271 sayılı Kanun’un 230/6-c maddesinde yer alan “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince somut bir zarar tespiti yapılması amacıyla katılandan da sorulmak suretiyle basit bir araştırma ile katılanın zararının tespit edilerek, zararın giderilmesi amacıyla sanığa makul bir süre verilmesini müteakip, oluşacak sonuca göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nin 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ayrıca, bahsi geçen maddenin 8. fıkrasında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü yer almaktadır.
CMK’nin 231/8. maddesine ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesinin gerekçesinde de bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Buna göre 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık …’nin silahla kasten basit yaralama suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 2011/842 Esas, 2012/100 Karar sayılı, 10.04.2012 tarihli 2011/479 Esas, 2012/145 Karar sayılı ve 08.05.2012 tarihli 2011/449 Esas ve 2012/186 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, bununla ilgili katılan tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı, mağdur şikayetinden vazgeçmiş ise de, sanık tarafından mağdurun zararlarının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından sanığın 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Zarar giderimi için girişimde bulunmayan sanığa süre verilmesi de gerekmemektedir.
Bununla birlikte; sanığın adli sicil kaydında yer alan kasten basit yaralama suçundan verilen Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli, 2014/132 Esas ve 2015/301 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.04.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu suç yönünden sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu kasten basit yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın inceleme konusu kasten basit yaralama suçunu adli sicil kaydındaki diğer kasten basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının da önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 28.04.2015 tarihinde başlamış ve bu tarihten sonra sanık hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Böylece, sanık hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.