Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/120 E. 2020/6978 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/120
KARAR NO : 2020/6978
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Dernek Üyeliğinden Çıkarmaya Dair Kararının İptali
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.11.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı … ile karşı taraftan davalı vekili Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Dava dilekçesinde davacının, davalı derneğin mevcut yönetiminden önceki yönetim kurulunda başkan yardımcısı olduğu, üç farklı eylemden dolayı disiplin kuruluna sevk edildiği ve Disiplin Kurulunun 20/10/2018 tarih, 2018/8 karar sayılı ceza kararı ve … Yönetim Kurulunun 22/10/2018 tarih, 67 sayılı kabul kararının iptal edilerek kaldırılması istenmiş; Mahkemece, diğer organların kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı, yönetim kurulu kararlarına karşı genel kurula müracaat edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, yönetim kurulu kararı ile verilen disiplin cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 73. maddesinde, genel kurulun derneğin en yetkili karar organı olduğu ve kayıtlı üyelerden oluştuğu; 83. maddesinde ise, ancak genel kurul kararlarının iptalinin istenebileceği, diğer organların kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Dernek Genel Kurulu, TMK’nin 74.maddesi gereği olağan toplantılarını tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanarak yapmaktadır. Aynı Kanunun 75.maddesinde olağanüstü toplantı hali düzenlenmiş olup buna göre Genel kurul, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hâllerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılacağı, Yönetim kurulunun, genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde ise; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.
Yine Genel Kurulun “Toplantı usulü” başlıklı TMK’nin 79.maddesinin ikinci fıkrasında Genel kurul toplantısında yalnız gündemde yer alan maddelerin görüşüleceği, ancak, toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda biri tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunlu olduğu düzenlemiştir.
Davacı vekili, disiplin cezası kararının taleplerine rağmen dernek genel kurulunda gündeme alınmadığı iddia edilmiş ise de yukarıda açıklamalar ve Kanun maddeleri dikkate alındığında, yönetim kurulunca gündeme alınmayan bir konunun genel kurul gündemine alınmasına toplantıya katılan üyelerin en az onda birinin yazılı talebi halinde gündeme alınmasının zorunlu olduğu, olağan toplantı dışında genel kurulun olağanüstü toplantıya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılacağı, Yönetim kurulunun, genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde ise; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendireceği hususları ile birlikte değerlendirildiğinde dernek içi denetim yollarının tüketildiği kabul edilemeyecektir.
Yukarıda açıklanan nedenler ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçeyle reddiyle Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.540,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10,00 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.