Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/27662 E. 2020/14418 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27662
KARAR NO : 2020/14418
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde gemi inşaat mühendisi olarak çalıştığını, 03.06.2003-13.03.2006 dönemi çalışmasını askerlik nedeni ile, 09.10.2006-03.06.2014 tarihleri arasındaki çalışmasını ise fazla mesai ve tatil ücreti alacaklarının ödenmemesi üzerine davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini, buna rağmen yasal olarak ödenmesi gereken işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ulusal bayram, genel tatil çalışma alacağı, ikramiye alacağı ile fazla mesai ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının haklı fesih iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının mesai saatlerinin belirli olduğunu, fazla mesai yaptığı ve tatil günlerinde çalıştığı yönündeki beyanların dayanaksız olduğunu, işyerinde ikramiye ödenmesi uygulamasının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, çalışma saatlerinin 08:00-19:00 olmasına rağmen her ay en az 10 gün saat 21:00’e kadar, en az 4 gün de gece 24:00’a kadar çalıştığını iddia etmiş, davalı ise fazla mesai yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının çalıştığını iddia ettiği tersanelere göre ayrı ayrı dönemler için belirlenen farklı saatler üzerinden hesaplama yapılarak fazla çalışma alacağı belirlenmiştir. Söz konusu raporda, davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak, davacının Sedef Tersanesi ve Tuzla Gemide çalıştığı dönemde 7 gün 08:30-20:00/24:00/02:00 saatleri arasında çalıştığı, ancak, ayda 10 gün 08.30-18.00 arası 2 hafta 6 gün, 2 hafta 7 gün olacak şekilde, 4 gün 08.30-24.00 arası 15,5 saatten 1,5 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde 14 saat, 10 gün 08:30-10:00 saatleri arası 9,5-1=8,5 saat, 10 gün 08.30-18.00 arası 7,5-1=6,5 saat ( 6,5×10+14×4+8,5×14=240 ) 240/4=60-45=15 saat fazla mesai yaptığı, Gemak Tersanesinde çalıştığı dönemde ayda 2 hafta 7 gün, 2 hafta 6 gün çalıştığı 08:30-19:00 saatleri arasında 2, 3 gün saat 23:00’a kadar çalıştığı, fazla mesai yaptığı, hafta bazında 37,5 ve 22,5 saat bulunup Yargıtay içtihatları doğrultusunda günlük 3 saat çalışabileceği esasıyla 18 saat fazla mesai yaptığı, diğer dönemlerde ise davacı tanıkları ile davacı tanığının beyanlarına göre ayda 2 hafta 7 gün 08:30-17:30 saatleri arasında 9 saat çalıştığı ve 1 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde 8 saat çalışarak 8×6=48-45=3 saat fazla mesai yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Bilirkişi raporunda davacının Tuzla Gemi ve Gemak Tersanelerinde çalıştığı dönemler, davacı vekilinin beyan dilekçesi ve davacı tanık beyanları esas alınarak belirlenmiştir. Ancak, davacı vekilinin beyan dilekçesinde ileri sürdüğü tarihlerde belirtilen tersanelerde çalıştığı olgusu, ilgili tersanelerin mahkemeye gönderdikleri yazı cevapları ile doğrulanmadığı gibi, beyanları hesaplamaya esas alınan davacı tanıklarının ise davalı şirket çalışanı olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı işyeri çalışanı olmayan tanıkların belirtilen dönemlerde davacının sürekli olarak fazla mesai yaptığı konusunda bilgi sahibi olabilecekleri inandırıcı görülmemiştir. Hal böyle olunca davalı işyerinde davacı ile birlikte çalışması bulunmayan tanık beyanlarına itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Bununla birlikte, özellikle davalı tanığının beyanına göre, davalı işyerinde fazla mesai yapıldığı da anlaşılmaktadır. Bu itibarla, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı işyerinde haftada 7 saat fazla mesai yaptığı hususunda bilirkişi raporunda yer verilen tespit esas alınmak suretiyle hüküm kurulması dosya kapsamı ile daha uyumlu olacaktır.
Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.