YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/285
KARAR NO : 2020/6847
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 02/09/2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27/06/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, 10154 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, Adana 1. İdare Mahkemesinin 2008/1606 sayılı Kararı ile uygulama iptali bulunduğunu, davalı kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini dile getirmiştir.
Mahkemece, Adana 1. İdare Mahkemesinin 2008/1606 sayılı Kararı ile uygulama iptali bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar veya ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Somut olaya gelince; mahkemece her ne kadar Adana 1. İdare Mahkemesine ait uygulama imar planı iptal kararı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; gerekçede belirtilen idare mahkemesi kararının dava konusu taşınmaz ve taraflarla ilgisi olmadığı, dosya arasında bulunan Seyhan İlçe Belediyesine ait imar çapına ekli krokide Adana 2. İdare Mahkemesine ait 2007/2030 Esas sayılı ilam ile uygulama iptali olduğunun belirtildiği, krokide belirtilen idari işlemin iptaline yönelik idare mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği ve dava konusu taşınmazı kapsamına alıp almadığı hususu net olarak belirlenmeden hüküm tesisi doğru görülmediği gibi dava konusu taşınmazın tapusunun geçerli olması halinde davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harçlarının yatıranlara iadesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. .