YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15069
KARAR NO : 2020/14342
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 05.01.2015 düzenlenme tarihli olay tutanağı içeriğine göre; … plakalı araçtan kaçak sigara satışı yapıldığına dair gelen ihbar üzerine kolluk kuvvetinin olay yerine gittiği; sanık …’ın dava dışı …’a aracın bagaj kısmından çıkarttığı 2 paket kaçak sigarayı verdiği esnada müdahale edildiği; sanık …’a ait araç içerisinde 103 paket kaçak sigaranın ele geçtiği olayda; sanığın aşamalarda atılı suçu kabul etmeyip … adlı kişiye sigara satışı yapmadığını amcasına 2 paket sigarayı bu şahıs aracılığıyla göndermek isterken yakalandığını, ele geçen sigaraları kişisel kullanım için bulundurduğunu savunması karşısında; tutanak münzileri dinlenip sanığın suça konu eşyaları satarken görüp görmedikleri hususu sorulup, dava dışı …’unda sanık savunması doğrultusunda tanık olarak beyanı alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.