Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1161 E. 2012/1854 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1161
KARAR NO : 2012/1854
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın açılmamış sayılmasına, itirazın iptali davacı yönünden mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı …, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını davalının hakkında başlattığı icra takibi ile fazla para ve faiz talep ettiğini belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacının genel kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olduğunu, asıl davanın reddini veya görevsizlikle Beyoğlu İcra Mahkemesine gönderilmesini, karşı davanın ise kabul edilerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı …’ın açtığı menfi tespit davasının açılmamış sayılmasına; davalı karşı davacı bankanın açmış olduğu itirazın iptali davası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir. HUMK‘nun 409. maddesinin 6. fıkrasında; ‘’işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan davanın, ilk yenilemeden sonra, bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı, aksi taktirde 5.fıkra hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verileceği” belirtilmiştir Görüldüğü gibi davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için davanın ilk yenilemeden sonra iki defa takipsiz bırakılması gerekir. Davacı …, 2.7.2009 tarihli celsede davayı takipsiz bırakmış; bilahare mazeret dilekçesi verdiği halde mahkemece bu husus gözden kaçırılarak 8.6.2010 tarihli celsede davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle işlemden kaldırılmış ise de mahkemece mazeret dilekçesi nazara alınarak 28.9.2010 tarihli celsede önceki ara karardan rücu edilmiştir. Bu durumda davacının davasını ilk yenilemeden sonra 29.9.2011 tarihli son celsede hazır bulunmayarak bir defa takipsiz bıraktığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen mahkemece, rücu edilen 8..6.2010 tarihli ara karara dayanılarak davanın iki defa takipsiz bırakıldığının kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma şekli ve sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 2.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.