YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3286
KARAR NO : 2020/3730
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın, evine girdiği katılana sarılıp, bayıltmak amacıyla boynuna ilaç ihtiva eden şırınga batırdıktan sonra ağzını kapatarak tuvalete götürüp yere yatırması ve üzerine abanması, katılanın eşofmanını sıyırıp öpmeye çalışması ve bu sırada gerek katılanın gerekse sanığın aşamalardaki anlatımlarına göre katılana bir şey yapmayacağını, sadece okşayacağını söylemesi, katılanın direnip bağırması üzerine de evden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın organ sokma kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığı gözetilerek eylemine uyan cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı TCK nun 102/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, çocuklarda suç tarihinden itibaren en az altı ay, erişkinlerde ise on iki ay geçtikten sonra rapor alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden dosyada mevcut, on iki aylık süreden önce yapılan 10.06.2013 günlü muayene kaydına istinaden düzenlenen ve katılanın ruh sağlığının bozulduğunu belirten Fırat üniversitesi Hastanesi 6. İhtisas Kurulu Başkanlığının 26.06.2013 tarihli raporuna itibar edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 102/5. maddesinin tatbiki,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.