YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5935
KARAR NO : 2020/4914
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
Mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi (kapatılan) K.K.K.2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Suç tarihlerinden önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihlerinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçları diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihlerinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçları, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davaların kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”,
b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava veya soruşturma yoksa veya sanık bu suçları daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; 28/06/2014’ten önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı verilmiş olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararları dikkate alınmaksızın, suç tarihleri 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra olduğu için bu suçlar nedeniyle 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı ve gerektiğinde tedavi kararı da verilerek, infazına başlanması, şüphelinin erteleme süresi zarfında; aynı Kanunun 191. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde;
aa) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
bb) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
cc) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hallerinde, hakkında kamu davası açılması gerekirken, TCK’nın 191. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkralarında belirtilen şartların gerekleri yerine getirilmeden, bir başka deyişle kamu davasını açma koşulları oluşmadan doğrudan kamu davası açılmış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve 6545 sayılı Yasanın 68. maddesiyle değişik TCK’nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında TCK’nın 191/10 maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması,
3) Sanık hakkında TCK’nın 191/10 maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası olarak belirlenen temel hapis cezasından TCK’nın 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezansın “1 Yıl 8 Ay” hapis cezası yerine “20 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
4) Jandarma Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 04.10.2016 tarihli uzmanlık raporunda, incelemeye verilen eşya bölümünde 30 Haziran 2016 tarihinde Çanakkale ili Gelibolu ilçesi Koruköy köyü 16’ncı Mühimmat Bölük Komutanlığında görevli Bkm. Er …. ve Bkm. …’nın üzerlerinde ele geçirildiği malzemeler olduğunun bildirilmesine rağmen, incelemeye konu suçun dosya kapsamı itibariyle suç tarihinin 21.05.2016 olduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu uzmanlık raporundaki suç tarihinin açıklığa kavuşturularak olayla ilgili uzmanlık raporunun dosya içerisine alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.