YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19260
KARAR NO : 2013/24183
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/08/1995 tarihinde bağlanan aylığının geçerli olduğuna, 01/01/2005 tarihinden itibaren 3201 sayılı Yasa’ya göre yaptığı borçlanma da nazara alınarak aylığının kesildiği tarih itibariyle ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.01.2005 tarihinden itibaren 3201 sayılı yasaya göre yaptığı borçlanmanın da dikkate alınarak 3201 sayılı yasa kapsamında bağlanacak yaşlılık aylığının Kurumca aylığın kesildiği 24.08.2006 tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 3201 sayılı yasa hükümlerine göre borçlandığı günlerde dahil olacak şekilde hesaplanmış aylığının kesildiği 24.08.2006 tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının 30.11.2007 tarihine kadar devam eden yurt dışı çalışmaları nedeni ile 3201 sayılı yasaya tabi hizmetleri dikkate alınarak yaşlılık aylığının hangi tarih itibariyle bağlanması noktasında toplanmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Yasa’nın 6.maddesidir. Maddede aylık bağlanma koşulu olarak yurda kesin dönüş yapılması esas alınmıştır. Ne var ki, 3201 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurtdışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren aylıklarının kesileceği 6/B maddesinin açık hükmü gereğidir. Ancak; 3201 sayılı Yasa’nın 6. maddesine göre aylık tahsisi için yurda kesin dönüş yapılması şartı aranır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının Almanya’da geçen 18.05.1970-30.04.1984 tarihleri arasındaki 4830 günlük çalışmalarını 2147 sayılı yasaya göre, 01.05.1984-03.01.1993 tarihleri arasındaki 3427 günlük yurtdışı çalışmalarını ise 3201 sayılı yasaya göre borçlandığı, 1962-1964 yılları arasında yaptığı 720 günlük askerlik süresini de borçlanarak 01.08.1995 tarihinde 506 sayılı yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Alman hizmet cetvelinden davacının 30.11.2007 tarihine kadar yurt dışında çalışmasının devam ettiği, Kurumca davacının aylık bağlanma tarihinden sonra yurtdışı çalışmalarının devam etmesi nedeniyle 24.08.2006 tarihinde yaşlılık aylığının kesilerek 01.08.1995-24.08.2006 tarihleri arası yersiz ödenen aylıkların geri istendiği, bunun için icra takibine başlandığı, davacı tarafından yapılan takibe itiraz edildiği, bunun üzerine Kurum tarafından Kartal İş Mahkemesi’nin 2007/157 E. 2009/977 Karar sayılı dosyasına konu itirazın iptali davası açıldığı, bu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 31.12.2004 tarihinden sonra çalışmasının gözükmediği yönünde tespit yapıldığı bu tespit gereğince de davacıya 01.08.1995-01.01.2005 tarihleri arasında ödenen aylık (ödenen aylık=2147+3201 sy’a göre borçlanma sonucu) ile 2147 sayılı yasaya göre Kurum tarafından bildirilmiş ödenmesi gereken (ödenmesi gereken= ödenen aylık-320l sy’a göre borçlanma sonucu) aylıklarının arasındaki farkın 4.500,81 TL olarak hesaplandığı, mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin 4.500,81 TL asıl alacak, 7.912,36 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 12.413,17 TL üzerinden devamına karar verildiği, bu dosyanın Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek 19/04/2011 tarih 2009/17512 E-2011/5628 K sayılı ilamı ile onandığı, Kurumca davacıya Almanya’daki son çalışma tarihi olan 30.11.2007 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2007 tarihinden itibaren 3201 sayılı yasa kapsamındaki borçlanmaları da dikkate alınarak aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; 3201 sayılı Yasa’nın 6. Maddesine göre aylık tahsisi için yurda kesin dönüş yapılması şart olduğundan, Kurumca davacıya 3201 sayılı Yasa uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının durdurulması, giderek bağlandığı tarihten itibaren iptali işleminde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davacının yurtdışı çalışmasının 30.11.2007 tarihine kadar sürdüğü anlaşıldığından aylık bağlama tarihi itibariyle kesilen bu aylığa 01.12.2007 tarihine kadar hak kazanamayacağı gözardı edilmiştir. Kaldı ki Kurumca 01.12.2007 itibariyle davacıya 3201 sayılı yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Kurum işleminin yerinde olması nedeniyle davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.