YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18899
KARAR NO : 2011/20272
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle % 40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davalının 10 ayrı icra dosyasında başlattığı takipler sonucunda borçların ferileri ile birlikte ödenip dosyaların infaz edildiği, davalının vekalet ücretlerine ilişkin olarak serbest meslek makbuzu düzenlediği, ancak düzenlenen makbuzların usulüne uygun olmadığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ödenen ücretlerin stopaj, KDV ve net ücreti kapsaması gerektiği, davalının hatalı makbuz düzenlemesi nedeniyle Vergi Dairesinin 30.193,84 TL ek vergi çıkardığı ve davacının bu miktarı ödemek zorunda kaldığı ileri sürülerek, bahsi geçen bedelin davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Bir dava sonucunda kararla veya icra takibi neticesinde karşı taraf avukatına tarife hükümleri uyarınca ödenen avukatlık ücretinin yargılama gideri niteliğinde olduğu tartışma konusu değildir. Bu ödemenin, ödeyen açısından serbest meslek ödemesi olarak kabulüne imkan yoktur. Zira ödeyenin, karşı tarafın avukatından aldığı herhangi bir hizmet bulunmamaktadır. Bu ödeme, haksız çıkan tarafın mahkum olduğu asıl borcun ferisi niteliğindedir. Ancak, mahkemelerce hükmolunan veya icra takibi sonucunda karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücreti Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca avukata ait olup, bu gelir kendi müvekkiline vermiş olduğu hizmetin bir uzantısı niteliğinde ve onunla bağlantılıdır. Dolayısıyla, avukat için bu gelir bir tür serbest meslek kazancı oluşturur. Bu durumda avukatın mahkeme kararı veya icra takibi sonucu karşı taraftan alacağı ücretin Katma Değer Vergisine tabi olacağı açıktır. Ancak, hem yerleşik Yargıtay Kararlarında hem de Danıştay 4. Dairesinin 27.02.2009 tarih ve 2007/2465 E.-2009/1048 K. sayılı kararında tarifeye göre fiyatı tespit edilen işlerde tarife bedelinin içerisinde, yani davada olduğu gibi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen avukatlık ücreti içerisinde Katma Değer Vergisinin bulunduğu kabul edilmiştir. Nitekim, 28.11.2002 tarih ve 24950 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı kanun hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir” hükmünü içeren 21. maddesinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 8. Dairesinin 05.11.2004 günlü ve 2003/4002 E.-20014/4219 K. sayılı kararıyla “3065 sayılı Kanunun 20/4. fıkrası uyarınca tarifeye bağlı işlerde, katma değer vergisinin tarifede belirtilen ücrete dahil olduğu” gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.Öte yandan, tarife hükümleri uyarınca karşı taraftan alınan ve Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca avukata ait olan ücretin Gelir Vergisi Kanunu uyarınca stopaja tabi tutulması halinde de; ödeyen taraf için yargılama gideri niteliğinde olan bu ücretin brüt olduğu gözetilmelidir.Mahkemece; yukarıdaki açıklamalar ve Gelir Vergisi Kanununun 65,66 ve 94. maddeleri dikkate alınmak suretiyle Katma Değer Vergisi ve Gelir Vergisi hususunda uzman olan bir bilirkişi veya bilirkişilerden konu ile ilgili davalı tarafından tanzim edilen serbest meslek makbuzları da incelenmek suretiyle denetime elverişli bir rapor alınarak hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.